Forumnefer'e hoş geldiniz.

Eğer üye iseniz lütfen giriş yapınız, henüz üye değilseniz ve forumdan tam olarak yararlanmak istiyorsanız bizim topluluğumuza katılabilirsiniz.
iyi Formlar dileriz.



 
AnasayfaKapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki
YazarMesaj
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   28th Temmuz 2010, 00:55

SU OL



Bir an için sen su oldugunu düsün. Su denli özel, su denli yararli ve su denli çok, tükenmez... Inaniyorum ki gerçekten de öylesin. Ama ister çesmelerden dökül, ister göklerden yag, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayi dolduramazsin. Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsin. Unutma daha çok bagirdiginda daha çok dinlenmezsin, gürültünün parçasi olursun yalnizca!... Suyun yaninda olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü"Su nasilsa burada, gerek yok ki suyu kana kana içmeye" diye düsünürler..








Tipki, sesini sürekli duyanlarin seni dinlemedikleri gibi! Ormandaki hiçbir hayvan, irmagin gürültüler koparan yerinden su içmeye çalismadi simdiye dek. Hepsi, hep sabahin en sakin anini bekledi; suyun durgun yerlerini bulabilmek için. Gittiler ve sakin sakin gereksinimlerini giderdiler. Onlar için en uygun olan kendi istedikleri zamandi. Sen hep bir su oldugunu düsün. Su gibi güzel, su gibi vazgeçilmez... Ve su gibi yasam kaynagi oldugunu düsün. Ama su gibi yasatici ol. Su gibi yikici, sürükleyici ve öldürücü degil!.. Suysan tarlalarini basma insanlarin, yuvalarini yikma, ocaklarini söndürme; sana "felaket" denmesin! Suysan bir bardaga sigabil ki damarlara girebilesin!..



Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi yararli, su gibi gerekli ve su gibi bitmez tükenmez oldugunu da unutma. Ayrica su gibi sakin olabilecegin gibi, su gibi de "kiyametler" koparici olabilecegini unutma... Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayilabilecegin küçük irmaklara ayirabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, yasam verirsin çevrene. Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen, korkulan ve kaçilan olursun seller, afetler gibi. Tercih elindeydi hep ve hep "senin" ellerinde olacak... Ya tutmayi ögreneceksin dilini ya da hiç durmadan konustugun için, yalnizca bombos ve anlamsiz sesler çikartan birisi oldugunu zannettireceksin çevrendeki insanlara! Ama yapman gereken su degil mi? Düsüneceksin ne zaman ne söyleyecegini. Düsüneceksin kimin dinleyip dinlemedigini, kimin anlayip anlamadigini.



Düsüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarini anlatabildigini... Hatta anlayanlarin anladiklarinin da senin anlattiklarinin ne kadari oldugunu düsüneceksin... Konusmak için en uygun zamani bekleyecek, en az ama en uygun sözcükleri seçmeye çalisacaksin... Yolcularin, önceden aldiklari biletleri ceplerinde oldugu halde, saatlerini kontrol ederek, zaman yaklastiginda, vapurun kalkacagi iskelede hazir olmalari gibi, sen de fikrini bildirecegin kisinin " kiyiya yanasmasini" bekleyeceksin!.. Demeyeceksin " Ben canim isteyince giderim iskeleye, vapur da o saniyede gelmek zorunda!.." Demeyeceksin " Ben aklima geleni geldigi biçimde söylerim. Karsimdaki de degil duymak degil dinlemek, anlattigimdan bile fazlasini anlamak zorunda.." Keske öyle olsaydi. Keske hakli olsaydin, ama maalesef degil... Agzini açip "Selaleden dökülen suyu" içmeye çalisan bir tavsan gördün mü hiç?... Ya da önüne çikan agaçlari bile sürükleyen bir selden susuzluk gidermeye ugrasan bir ceylan gördün mü? Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasini bekler; beyni olan her canli gibi! Hadi... Sen simdi " su oldugunu" düsün ve kendini " su gibi " hisset... Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararli... Su gibi yasam kaynagi ve su gibi bitmez tükenmez oldugunu animsa... Ama yine su gibi " küçük bir bardagin içine" sigdir ki kendini girebilmeyi ögren insanlarin damarlarina. Yasam ver... Vazgeçilmez ol!...



H.KOLÇAK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   28th Temmuz 2010, 00:55

HAYAT BAZEN




hayat bazen yanlız bırakır.....Yokuşlarını birbir çıkarken,adım adım kaybolursun.....Kalabalıklar arasında erir gidersin birbir....




Hayat bazen bıktırır.Ezilirsin,yıkılırsın,yanılırsın.....Bir uçurumun kenarında bulursun kendini....Gözlerin dalar gider...Yaptıkların,yapamadıkların,istediklerin,is teyip ulaşamadıkların.....Kendini boşlukta bulursun.......




hayat bazen bir kuş uçurmaktır gökyüzüne...yanlızlığına inat.....tüm ümidinle...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   8th Ağustos 2010, 02:56









Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   8th Ağustos 2010, 02:57

BİR KUTU DOLUSU YAŞAM GÖNDERİYORUM SANA !

Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sana, sade bir kurdeleyle süslenmiş. Çöz kurdeleyi ve kaldır yavaşça kutunun kapağını..

Kocaman bir fırça ve bin renk koydum kutuya bir cennet resmi yapıp içine gir diye...

Düşler serpiştirdim gizlice, düş kurmayı unutma diye.

Bir tanede elma şekeri yerleştirdim, içindeki çocuğu yeniden tadabil diye...

Güneşin batışını, billur suyun sesini, kırmızıyı, gelinciklerin saflığını, taze ekmeğin kokusunu ve bir gülümsemenin sıcaklığını da sığdırdım.

Ruhlarımız aç kalmasın diye...

Kutuya biraz da sevecenlik koydum, güçlü ol diye, çünkü acımasız olan güçsüzdür.

Beyaz bir güvercin uçup kendi kondu kutuya, barışı ve özgürlüğü sunmak için....

Bir buket sevgi, bir yudum aşk ve yarım bir elma da koymadan edemedim. Paylaşmayı anımsayalım diye...

İçtenliği, umudu neşeyi, bağışlayıcılığı, özgüveni ve açık yürekliliği unutmadım, "Ben" in dışına çıkıp bize ulaşabilelim diye...

Son olarak da bir kart iliştirdim kutuya bak bu kartta neler yazıyor:

Bu kutunun kapağını her kaldırışında yaşamla ilgili yepyeni şeyler keşfedeceksin. Yaşamak için yarını bekleme, al yaşamı kollarının arasına ve sımsıkı sarıl yaşamdan yalnızca almak yerine ona bir şeyler ver.

Kısacası bütünüyle "insan" ol.

Unutma (!)

Yaşam dokuması henüz tamamlanmamış ,

olağanüstü güzellikte bir duvar halısıdır ve

sana ait olan boşluğu yalnız sen doldurabilirsin.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   8th Ağustos 2010, 03:01

05.11.2013
İlişik Yaşayacaksın


Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin o’nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini…
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak…

Can Yücel



En son maviş tarafından 6th Kasım 2013, 05:01 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   18th Ağustos 2010, 03:59

SEVİNÇ VE HÜZÜN


Sevinci kapıştılar taşımayı bilmeden, Şimdi bilen yok, nerede oturuyor. Köyün delisi Hüzün, yalnız kaldı yollarda Adam-adam, sınıyor, arıyor yoldaşını.. Kıskandıran özlemi, yüzünden okunuyor. Görünüp siliniyor o günden beri. Sevinç bin an gözlerde, dudaklarda. Yerini sevgilisi Hüzün'e bırakıyor. Sevinç'se, uzaklarda hep uzaklarda.. Şöyle bir görünüyor, hemencecik uçuyor. İşte o günden beri gözlerde, dudaklarda Hüzün, aramaktadır, yitik yavuklusunu.

O günden beri Sevinç yerinde durmaz Ve kişiliğini ararken uzaklarda O günden beri kimliksiz hüzün olmaz...



Özdemir ASAF


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   31st Ağustos 2010, 05:03

KELEBEKLER YAĞMURDA UÇAMAZ!


BİR DÜŞ GÖRDÜM, KELEBEKMİŞİM...

ÜÇ GÜNMÜŞ ÖMRÜM, ÖLECEKMİŞİM.

DOSTLAR BULDUM, SEVECEKMİŞİM,

YALNIZ KALDIM DİYECEKMİŞİM.


ÇİÇEKLER BAHARDA AÇACAK

VE BEN, ARALARINDA KOŞACAK,

DALDAN DALA KONACAK,

SONUNDA DÜŞECEKMİŞİM...


BİR DÜŞ GÖRDÜM, KELEBEKMİŞİM...

ÜÇ GÜNMÜŞ ÖMRÜM, ÖLECEKMİŞİM.

YAĞMUR YAĞSA SİNECEKMİŞİM,

BİR DAMLA SUYLA GİDECEKMİŞİM...

Akif Özkan



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   31st Ağustos 2010, 05:03

Bu yaziyi her sabah okuyun

Birine sevginizin tumunu sunmak, Asla sizi de ayni sekilde seveceginin garantisi degildir.

Sevgiye karsilik beklemeyin; Sadece sevginin karsidakinin kalbinde buyumesini bekleyin; fakat olmazsa da, sizin kalbinizde buyudugune emin olun.

Birine carpilmak icin bir an yeterlidir, birinden hoslanmak bir saat, ve birini sevmek icinde bir gun yeterlidir, ama birini unutmak ise bir omur surer.

Gorunuse aldanmayin; kandirici olabilir. Zenginlige aldanmayin; yok olur gidebilir. Sizi gulduren birini secin cunku karanlik bir gunu aydinlatan sey bir gulumsemedir.Kalbinizi gulumsetebilen birini bulun.

Oyle zamanlar vardir ki, bazen birini oylesine cok ozlersiniz ki, onu hayallerinizden cikarip, gercek hayatta kucaklamak istersiniz. Hayal etmek istediginiz seyi hayal edin, gitmek istediginiz yere gidin, olmak istediginiz kisi olun, cunku yasayabileceginiz tek bir hayatiniz var ve tum bunlari yapabilmek icin tek bir sansiniz.

Sizi tatli kilacak kadar yeterli mutlulugunuz olsun, guclu kilacak kadar aci deneyiminiz, insan kilacak kadar uzuntunuz, ve sizi mutlu kilmaya yetecek kadar umudunuz olsun.

Daima kendinizi baskalarinin ayakkabilarina koyun.Eger ayaklariniz aciyorsa, o kisininkiler de aciyordur.

En mutlu kisiler, herseyin en iyisine sahip olanlar degildir, onlar karsilarina cikan herseyin degerini en iyi bilenlerdir.

Mutluluk, aglayanlar, incinenler, arastirma yapanlar, ve cabalayanlar icin vardir, cunku boyle insanlar hayatlarina giren her insanin onemini takdir edenlerdir.

Ask bir gulucuk ile baslar, bir opucuk ile gelisir, ve bir gozyasi ile son bulur.

En parlak gelecek, unutulmus bir gecmisin ustunde yukselir, gecmisinizdeki kalp kirikliklarini ve hatalari silmezseniz hayatin icinde ilerleme sansiniz olmaz.

SEVIN.. SEVIN.. SEVIN.. HICBIRSEYI VE HICKIMSEYI DUSUNMEDEN SEVIN.. SEVGINIZI, SEVDIGINIZI ELDE ETMEK ICIN HER YOLU DENEYIN.

BIRGUN HERSEY COK GEC OLABILIR. UNUTMAYIN!

CAN DUNDAR



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   31st Ağustos 2010, 05:04




Kelebek
uçuşup dursan da pastel renklerde
hÜzÜn makamındasın aynanda
``Dante gibi ortasında`` değil
bıçak sırtındasın ömrÜn

sabi sÜbyan toyunda
deli bal zerresidir damlayan koynuna
ki
ölÜ su çırpıntısında
pepe aşklar yanılsamasıdır
elde kalan

yaşamın yanlış ucudur
maviyi bilmeden aramak maviyi
çÜnkÜ
bir bohem aryadır bahar

sus
ufka bak
gÜneşin sanal gölgesi
bir gıdım ot

mÜrekkep rıha aciz

söz bitti
susku konuşuyor
ayın riyasız yÜzÜ özlemde
şimdi uçma zamanı




Mehmet BARDAKÇI
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   31st Ağustos 2010, 05:04

KEŞKELERE SON


Hadi her şeyi bir kenara bırak...bir mum yak ve içiyorsan bir de sigara...kapat gözlerini ve bütün “keşke”lerinle yüzleş bugün...
Hayatın sana küstüğü anları düşün ve onlara neden olan “keşke”lerini... hadi yüzleş... yüzleş ki; her “keşke” yi bir “iyi ki”ile sıvayabilesin.yüzleş ki yarın “ben bugün yeniden doğdum”diyebilesin.
Yaşamın senden aldıklarını...senin ondan çaldıklarını...her şeyden
öte yaşadıklarını düşün...her “keşke”nin yerine bir iyi koy yaşadığın
anlara ve anları böl yıllara...hadi “keşke”lerini say, senin için yüzlerce “keşke”nin karşısına bir “iyi ki” koy yaşanan anlara inat... hadi tart...
ve düşün hangisi ağır diye.
Ne çok şey almıştır zaman ve ne çok şeyi tüketmiştir farkına varmadan. insan en çok kaybettiği değerler için ağlar ve en çok yitik zamanlarda bıraktığımız “keşke”leri yaşarız ömrümüzde. ne çoktur dilimizdeki yeri ne çok anlam saklarız bu tek kelimede, ne büyük bir
sırdır yüreğimizde son nefese kadar taşımamız gereken. peki ya “iyi ki” saklamak zorunda olmadığımız en karanlık gecede bile bize ışık olan, herkesle paylaştığımız kaç tane “iyi ki” var hayatımızda.
Sen her gece mumlar yakarsın ve ağlarsın en saf yanınla... ama “keşke”ler yapışır yakana.bir tünel olmalıdır hayatın karanlığında,
ışığa uzanan bir dehliz...ne kadar yakındır oysa beklenen ışık.görürsün, ama yaklaştıkça kaybolur hayattaki “keşke”lerin gölgesinde.bütün
renkler yitirir anlamını,bütün anlamlar kaybolur...kendini en mutlu hissettiğin anda bile bir “keşke”çıkar karşına seni umutsuzluğa sürükleyen...
İçeriyi “iyi”ki olan hiçbir “keşke” yoktur
Hadi her şeyi bir kenara bırak...bütün “keşke”lerin karşısına tek
bir tane “iyi ki”koy...kapat gözlerini... ve düşün...
“keşke”ler ıslıkla “iyi ki”ler yumrukla yıkılır unutma
Hadi “iyi ki” askerlerinde bir ordu kur kendine.bütün “keşke”lere savaş aç...pusuya düşür onları...denizden geçemiyorsan,karadan yürüt gemilerini.kavgada namertlik yoktur unutma.varsın senin için kalleş desinler.sırtından kurşunla onları.sonra bir dar ağacı kur yüreğinde,
geri kalan bütün “keşke”leri idamla yargıla ve as...yürü ardında bakma-dan,başın dik olsun,muhteşem bir savaş kazanmış muzaffer bir komu-
tan edasıyla yürü.adımların hiç tereddüt etmesin “iyi ki”lere giderken.
“zorbalar görünüşte galiptir” unutma***
Çünkü keşkeler yok artık... yokuş yok...viraj yok...artık ömrünün
her karesini dilediğin renge boyayabileceğin bir yol var önünde. hep “iyi ki”lere uzanan hep “iyi”lerin olduğu.boya dilediğince boya...her umut
ayrı bir renk,her hayal bir desendir avuçlarında unutma.
Yaşam bir düş değildir.hangi rüyayı görmek istiyorsan onu hayal edersin ve kapatırsın gözlerini.bırak hayat bütün “keşke” yapraklarını döksün takviminden.dünün hükmü dünde kalmıştır çünkü.
Tek kural vardır yaşamda “DÜŞÜN...İNAN...BAŞAR...”
Hadi her şeyi bir kenara bırak... bir mum yak ve içiyorsan bir de sigara... birleştir kirpiklerini ve yeniden öğret gözlerine “iyi ki”leri görmeyi.
Eline bir sözlük al önce KEŞ sonra İYİ kelimelerinin anlamana
bak.hadi karar ver... hangisini daha hoş geliyorsa kulağına yarın sabah onları kat hayatına olur mu...

Abraham LİNCOLN
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   31st Ağustos 2010, 05:05

DERVİŞ KAŞIKLARI

Bir gün sormuşlar ermişlerden birine.

"Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?"

"Bakın göstereyim" demiş ermiş.

Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra
hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak
çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda
kaşıklar.

Ermiş "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir de şart
koymuş. "Peki" demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar
uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına.

En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan..

Bunun üzerine "Şimdi..." demiş ermiş. "Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım
yemeğe."

Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar
gelmiş oturmuş sofraya bu defa.

"Buyrun" deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını.

Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar
sofradan.

"İşte" demiş ermiş. "Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür
ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa
o da kardeşi tarafından doyurulacaktır.

Şüphesiz şunu da unutmayın. Hayat pazarında alan değil veren kazançlıdır her zaman..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   31st Ağustos 2010, 05:06

Hayata Dair – Hayatı Sadeleştirelim





Sürekli, bir koşuşturmaca içinde yaşıyoruz şu hayatı, sürekli yetişmemiz gereken bir yer, yetiştirmemiz gereken bir iş,yetmemiz gereken birileri arasında bir kaosa dönüşüyor hayatımız.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi üstüne bir de kendi kendimize karmaşıklaştırıyoruz onu. Basit yaşamayı beceremiyoruz bir türlü. İş yerimizde ki masamızı işgal eden gerekli gereksiz evrak kirliliği, son teknoloji cep telefonu, laptop, son moda kıyafetlerle dolup taşan dolaplar, sayısını ancak öderken hatırlayabildiğimiz kredi kartları, daha iyi araba, daha büyük ev… İlişkilerimizi bile sade yaşayamıyor olduk. 2 kişi yetmiyor artık bir aşkı yaşamaya hep bir 3. yü dahil etmeye çalışıyoruz. Ne kazandığımız parayla tatmin oluyoruz ne de o paranın satın alabildikleriyle…
Bu karmaşa içinde herşeye yetişmeye çalışırken veya birşeyleri yakalamaya en çokta kendimizden vazgeçiyoruz. Sağlığımızdan oluyoruz, terapistler arası mekik dokuyup stresimizden kurtulmaya çalışıyoruz. Yani önce kendimize hayatı zehir ediyoruz, sonrada ruhumuzu beslemek adına yoga, meditasyon yapıyoruz.
Gün geçtikçe bu kadar sadelikten uzaklaşıyor olmamızın asıl sebebi nedir acaba? Elimizdeki imkanlar çoğaldıkça doyumsuzlaşıyor muyuz? Yoksa ruhumuzu açlığa mahkum edip hep fiziksel doyum arayışımız mı bu tatminsizliğin asıl sebebi?Ne zamandan beri bir aşk yetmiyor bize? Ne zaman unuttuk azın aslında daha çok olduğunu ve hayatta her güzel şeyin paylaşarak arttığını?
Sade yaşayalım arkadaşlar hayatı, sanki günün birinde ceketimizi alıp gidebilecek, geride bıraktığımız, özleyecek hiçbirşey olmayacak kadar sade yaşayalım. Bağlanmayalım hiç bir şeye körü körüne, bağlılıklarımızın ve sahip olduklarımızın esiri olmayalım.
Nazımın dediği gibi basit yaşayalım arkadaşlar basit, sanki yasamin bir gün sona erecekmis gibi basit…





Ben sade bir hayat yaşamak için en az 10 önemli neden sayabilirim size…


- Ne kadar sade bir hayat yaşarsanız, birşeylerin ters gitme olasılığı da o kadar az olur.
- Ne kadar sade bir hayat yaşarsanız, bir şeyler ters gittiğinde, onarmanız o kadar kolay olur.
- Ne kadar sade bir hayat yaşarsanız, çözmemiz gereken sorunlar o kadar az olur.
- Ne kadar sade bir hayat yaşarsanız, yönlendirmek o kadar az enerji gerektirir.
- Ne kadar sade bir hayat yaşarsanız, hayatınız o kadar fazla sakinlik, huzur ve dengeyle dolar.
- Ne kadar sade bir hayat yaşarsanız, maddi ve manevi o kadar az bedel ödersiniz.
- Ne kadar sade bir hayat yaşarsanız, sizin için gerçekten önemli olanı, diğer her şeyden o kadar kolay ayırabilirsiniz.
- Ne kadar sade bir hayat yaşarsanız, gerilim o kadar az olur.
- Ne kadar sade bir hayat yaşarsanız, gerçek huzur ve mutluluğu yakalama şansınız o kadar büyük olur.
- Ne kadar sade bir hayat yaşarsanız, fırsatlar için o kadar fazla yer olur.


Hayatınızı sadeleştirmek için sizin en önemli nedenleriniz ne?


Hayatımızı sadeleştirmenin neden önemli olduğunu, kendi kendimize düşündük ve her birimiz kendimize göre sebepler bulduk. Peki hayatı sadeleştirmek için neler yapacağız? Bu kadar basit olabilir mi basit yaşamak?

İşte yaşantınızı sadeleştirmenin 10 kolay yolu:

- Gerektiğinde hayır demeyi öğrenin.
- Düşündüğünüz kadar önemli olmadığınızı kabul edin.
- İstemediğiniz ve sevmediğiniz şeyleri yapmayın.
- Başkalarından yardım istemeyi öğrenin ve istemekten çekinmeyin!
- Olabilecek her yerde en basit seçeneği seçin.
- Gerçekten ihtiyacınız olmayan hiçbirşey almayın.
- Her zaman gerçeği söyleyin.
- Karar verirken size keyif veren ve mutlu eden şeyleri temel alın.
- Bir tanesi haricinde diğer tüm kredi kartlarınızı iptal ettirin.
- Okurken de seçici olun ve harekete geçin bilmek kadar bildiklerinizi uygulayabilmenin önemini de göz ardı etmeyin.

Yaşantınızı sadeleştirmek için bir planınız olsun.

Yaşantınızı sadeleştirmek istiyorsunuz. O zaman önce bir plan yapın. Hayatınızda sadeleştirmeyi düşündüğünüz şeyler neler? Bunun için ne yapacaksınız? Peki ne zaman yapacaksınız?
Aşağıda ki soruları kendi planınızı yapmak için kullanabilirsiniz.

- Yaşantımı sadeleştirmek için ŞİMDİ yapabileceğim en iyi 5 şey
- Daha uzun vadede, yaşantımı sadeleştirmek için yapmam gereken en önemli 5 şey
- Yaşantımı sadeleştirmek için önümüzdeki 30 gün içinde yapacaklarım.





Son olarak Nazım Hikmet’in bir şiirini paylaşmak isterim sizlerle. Hayatı sadeleştirmeye dair.
Başka da söze gerek yok bence…

Basit Yaşayacaksın

Basit yasayacaksin. BASİT
Mesela susayinca su içecek kadar basit…
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazin;
Tek bir düğme, tek bir cümle gibi…
Sevince lafı dolandırmadan soylediğin
‘Seni seviyorum’ gibi.
Basit bir opücük yetecek sana…
Basit, sıcak bir opücük; ve o öpücükle dolacak tüm günlerin,
tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
Öpücük için yiyeceksin hayatinin dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana
Rakamlarin veremediği mutluluğu.
El yazisiyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
En değerli kağıdın hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,
İki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman
Ve yola çıkman arasında geçen sure;
Kısacık olacak sicacik kollara dolanman ve
Yolculuklara çıkman arasinda geçen sure.
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarini;
Bakislarin bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak.
Kaf Dağı’nin onunde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
Ya da bir damla gözyaşı yasatacak sana en ucuz aşk romanını.
Pankreasının sağlığına dua edeceksin
Kapatırken gözlerini.
Zafer isareti yapacaksin tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
Nasıl oturacağıni bilemediğin sofrada,
Parmaklarin en kiymetli çatalin.
Yine, ayni parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrasi veremeyecek sana
Kontrplak bir gitarda dogru basılmış bir ‘fa diyez’in mutluluğunu.
Makyajı ilk ‘a’ sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün.
‘Bilmiyorum’ diyebileceksin bilmediginde
Ve çok normal olacak ‘onu da’ bilemeyişin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
Bir ‘istemiyorum’ diyebilmeye,
Ne durdugu farketmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gosterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksin,
Kuçuk bir not defteri olacak ‘bilgini’ en hızlı ‘sayan’.
Basit yasayacaksın, basit.
Sanki yasamin bir gün sona erecekmis gibi basit…
Sevgiyle kalın,

Selin TUNCER
Diyabet ve Yaşam Koçu

alıntıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   31st Ağustos 2010, 05:06

Hayata Dair – Hayattan Ne Öğrendim





Kader sandığımız şeyin yaptığımız seçimlerden ibaret olduğunu öğrendim…
İnsanın kendisini değiştirmesi bile ne kadar zorken, karşımdakini değiştirmeye çalışmamayı, kabul edemediğim yerde çekip gitmeyi öğrendim…
Değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmeyi öğrendim…
Gerçek bir gelecek için geçmişi affetmeyi öğrendim…
Aslında sadece affetmeyi öğrendim, herşeyden önce kendini affedebilmeyi…
İlk aşkımın aslında çocukluk aşkım olduğunu, her son sandığım aşkımın da aslında son aşkım olmadığını, insanın defalarca aşık olabileceğini öğrendim…
Aşkın ömrünün kelebek ömrü kadar olduğunu, onun da genellikle pamuk ipliğine bağlı olduğunu öğrendim…
Aşkın en ızdırap vereninin bile aşksız kalmaktan daha az acıttığını öğrendim…
Birini gerçekten sevmenin onu özgür bırakmak olduğunu öğrendim…
Kimseyi sevgiye mahkum etmemeyi öğrendim…





Ne kadar başarılı, zengin olursak olalım en büyük başarının kalpten sevebilmek, en büyük zenginliğin sevdiğin kadar sevilmek olduğunu öğrendim…
Hayatta mucizelerin var olduğunu ama mucizeyi beklerken hayatı ıskalamamak gerektiğini öğrendim…
Annemin nasihatlarının ne kadar doğru olduğunu, gerçekten kaşların küsebileceğini ve bir tel beyaz saçı kopardığınızda 10 tanesinin, diğerinin cenazesine gelebileceğini öğrendim…
Pazartesinin rejime başlamak için doğru bir gün olmadığını öğrendim…
İnsanın en büyük yatırımının, kendisini geliştrimek için ve dost kazanmak için yaptığı olduğunu öğrendim…
Sağlıklı yaşamak için sağlığını kaybetmeyi beklememek gerektiğini öğrendim…
Sürekli aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemenin delilik olduğunu öğrendim…
Tek başarısızlığın denememek, hayal kurmamak ve cesaret etmemek olduğunu öğrendim…
Hayatın küçük oynayamayacak kadar kısa olduğunu ve büyük hayaller kurmayı öğrendim…
Malzemeleri ve doğru tarifi bilsenizde başarının tek doğru teşhisinin bitmiş sonuçlar olduğunu öğrendim…
Hayatta en önemli şeyin aile olduğunu ve bir gün daha fazla anne, baba diyebilmenin dünyalara bedel olduğunu öğrendim…
Hayatta “keşke”lerimi “iyiki” lerle değiştirmeyi öğrendim…
Sonunda ölüm olmadığı sürece, hiçbir şeye çok fazla üzülmemek gerektiğini, en büyük sandığımız acıların bile kalıcı olmadığını ve herşeye rağmen hayatın yaşamaya değer olduğunu öğrendim…
Siz hayattan neler öğrendiniz?
Sevgiyle kalın,

Selin TUNCER
Diyabet ve Yaşam Koçu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   22nd Kasım 2010, 04:03

ÖYLE BİR İLİŞKİYE TUTULURSUNUZ Kİ....




Can DÜNDAR


Öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki ne sevebilir ne terk edebilirsiniz.
Kör kütük bağlanmışınızdır aslında.
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır.
İç çekişmelerinizin nedeni, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
Göz yaşlarınız da, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır.
Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak...
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır.
Sınırsız ve nihayetsizdir.
Ölmek var dönmek yoktur. Gün gelir anlarsınız, içten içe bir şeylerin kanadığını.
Tutkulu sevdaların gizli hançeri başlar parıldamaya...
Orasından burasından eleştirmeye koyulursunuz,
Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa...
Başkalarını örnek göstermeye,
"bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız.
Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız.
Aşkınızın gözü kör değildir artık.
Yanlışını görür düzeltmek istersiniz.
"Eskiden böyle miydi ya...."
diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı.
Açıldıkça bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltınızdan.
Böyle sürmeyeceğini bilirsiniz, değişsin istersiniz.
O, sevgisizliğe yorar bunu... ihanete sayar...
Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.
"Ya sev böyle ya da terk et" diye gürler.
Bir zamanlar bir gülücüğüyle, alacakaranlığı ısıtan o rüya,
Bir kabusa dönüşür birden...
Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size...
Hoyrattır bakmaz yüzünüze, zehir akar dilinden, konuşturmaz.
Suçlar, yargılar, mahkum eder.
mühürler dudaklarınızı. siler sizi defterden...
"iyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..."
dersiniz dinletemezsiniz.
Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz ama böyle de sevemezsiniz.
İhanetten kırılmıştır kaleminiz, severek terk edersiniz....
"Madem öyle"nin çağı başlar ondan sonra.
Madem ki siz böylesine tutkun iken O hep başkalarını seçmiştir,
Madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde günah sizden gitmiştir.
Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece....
Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre.
Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni...
Ansızın kulağınıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından,
Süzülüp gelen bir korku hatırlatır onu yeniden.
Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder, ağlarsınız.
Kokusunu özlersiniz, türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi,
Yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi...
Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız...
Sular kulağına fısıldasın diye..
Dönüp, "seni hala seviyorum" diye bağırmak gelir içinizden....Dönemezsiniz.
Görmedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu.
Ne onunla olur, ne onsuz...
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu,
Hem "ne olacak sonunda" kuşkusu.
Böyle sevemezsiniz,
Terk de edemezsiniz.
Sürünür gidersiniz!...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   22nd Kasım 2010, 04:06





hayata dair...



her güne; kendi kendime, bütün hayat problemlerini aynı anda çözmeye çalışmayacağıma ve sizden de bunu yapmanızı beklemeyeceğime söz vererek başlayacağım...

her güne; kendim, siz ve içinde yaşadığım dünyaya ilişkin yeni şeyler öğrenmeye çalışarak başlayacağım... böylece her şeyi yeni doğmuş gibi kabul edeceğim...

her güne; birbirimizi daha iyi tanıyabilmemiz için, size üzüntümün yanı sıra sevincimi de iletmeyi düşünerek başlayacağım...

her güne; ikimizin de yüzlerce farklı biçimde gelişip değiştiğimizi hatırlayarak, sizi can kulağıyla dinleyip görüş açınızı öğrenmeye çalışmayı ve kendi görüş açımı sizi en az korkutacak biçimde aktarma yolunu bulmayı kendime hatırlatarak başlayacağım...

her güne; bir insan olduğumu ve ben kusursuz oluncaya kadar sizin kusursuz olmanızı istemeyeceğime kendime hatırlatarak başlayacağım...

her güne; dünyamızdaki güzellikleri daha çok fark etmeye çalışarak başlayacağım...

her güne; ellerimi uzatıp sevecenlikle size dokunmayı kendime hatırlatarak başlayacağım... çünkü sizi duyumsamaktan yoksun kalmak istemiyorum...

her güne: yeniden seven insan olma sürecine giderek başlayacağım ve sonra neler olacağını izleyeceğim...


(...Leo Buscaglia)




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   22nd Kasım 2010, 04:08





SEVEBİLEN BİR YÜREĞİNİZ VARSA



Çiçekler, meyveler gibi... Yaz, sonbahar ya da kış.
Nedense duygu rüzgârları hep ilkbahara yakıştırılır.
Coşkular, tutkular hep baharı simgeler.
Gürül gürül akan sel sularına pek yaraşsa da
bir mevsimle sınırlandırılamaz duygular.
Ne zamanı ne de yeri vardır sevginin. Ne de kuralı...
Ilık bir rüzgârda olabilir, savurup götüren bir fırtına da.
Buz gibi yalnızlıkları da yaşatır, sıcacık özlemleri de...
Gün ışığı olur, süzülür yüreğinize, ısıtır kavurur belki de yakar.
Yine de onu arar, ona koşar insanoğlu.Yakınsa da bıkmaz.
Ya yüreğinde saklar sımsıkı ya da kaçırır parmaklarının arasından...
Çünkü özgürdür sevgi.Tutsak edilmeyi sevmez.
Neden ille de ilkbahar rüzgârları?...
Oysa hemen ardından yaz gelir. Ve gerçek sevgi yaza daha yakındır.
Yakan, kavuran yine de iyi ki var denilen sevgi...
Buğday güneşsiz olgunlaşamaz.Ve sevgi, ekmek gibi, su gibi gerçeğidir insanın...
Acı da çektirse, ısıtır, yüceltir, olgunlaştırır sizi.
Anılarınızda neler var? Neler kaldı kocaman yazdan?
Yüreğinizde sakladığınız yıldızlar mı? Yoksa bir mevsimlik Yaz duygusu mu?
Hani yaz yağmurları gibi geçiveren... Olsun...
Yaşanılan her güzelliğe saygı göstermek gerek.
Yaşamının baharında olan da,Sonbahara doğru yol alan da ıslanabilir bu yağmurlardan.
Olsun varsın.Sevgi yağmur gibi yağacaksa ve sırılsıklam ıslatacaksa sizi,
bırakın yağsın gönlünce...

Sevebilen bir yüreğiniz varsa, sevgiye saygınız da varsa eğer,
dört mevsim bahar ve yazdır sizin için.Kışlardan korkmanıza hiç gerek yok!
Sevgi kaynağınız ısıtır sizi...


Suna TANALTAY
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   6th Şubat 2011, 05:55

SIR İLE İLGİLİ GÜZEL SÖZLER


# Başkalarının senin sırrını açıklamasını istemiyorsan, sen kendi sırrını açıklama. Seneca
# Bir seladaha kıymetli değildir. İkisi de aynı hükümdedir. Hadis-i Şerif
# Bir sırrın ucunu veren, tamamını elinde tutamaz. J.P. Richter
# Cahile verme sırrını, sır elden çıkar. Kul Nesimi
# Düşmanının bilmesini istemediğin şeyi, dostuna söyleme. Schopenhauer
# En ağır yük sırdır, aşkolsun taşıyabilene. La Fontaine
# En budala kadının bile sırlarını gizleyebilecek kadar aklı vardır. F.Herczeg
# Her insan sırdaş olamaz, her testi su tutmaz. Nasır-ı Hüsrev
# Her sırrını dostuna söyleme, günün birinde, düşmanın olmayacağını nerden bilirsin. Sadi
# Hiçbir sır yoktur ki herkes duymuş olmasın. Dostoyevski
# İki kişiyi aşan, bir başkasına da söylenen her sır, yayılır. Mevlana
# Kadınların saklayabildikleri tek sır, bilmedikleri sırdır. Seneca
# Kendi sırrını senden daha iyi kim saklayabilir? Nasır-ı Hüsrev
# Sır senin esirindir, söylediğin zaman, sen onun esiri olursun. Hz.Ali r.a.
# Zamanın açığa vurmadığı sır yoktur.Racine

YANLIZLIK İLE İLGİLİ GÜZEL SÖZLER

# Bazen kalabalıkların ortasında, tek başımıza kaldığımız vakitlerinkinden fazla yalnız değil miyiz? Peyami Safa
# Asıl yalnızken yalnız değilim! Schiller
# İnsan kendini hiçbir yerde, karıncalar gibi kaynaşan kalabalığı yarıp geçtiği zamanki kadar yalnız hissedemez. Goethe
# İnsanlar köprü kuracakları yerde duvar ördükleri için yalnız kalırlar. J.Newton
# Geceleyin kapılar kapanıp da ışıklar söndüğünde, odamda yalnızım deme, yine yalnız değilsin. Epictetos
# Kendini yalnız hisseden kimse için her yer çöldür.Cehov
# Sevilmeyen bir insan her yerde ve her şeyde yalnızdır. George Sand
# Yalnızlık en büyük servettir.Goethe# Yalnızlık fena arkadaştan hayırlıdır. Sühreverdi
# "Yalnızlık" tek kelime, söylenişi ne kadar kolay. Halbuki yaşanması o kadar zordur ki. Goethe

YALAN İLE İLGİLİ GÜZEL SÖZLER

# Abartma, dürüst insanların yalanıdır. Maistre
# Az yalan söylenemez, yalan söyleyen her yalanı söyler.VICTOR HUGO
# Doğru söylediğin zaman kimse inanmayacak. İşte, yalan söylemenin cezası budur. Talmud
# Gerçek, çizmelerini giyerken, yalan bütün dünyayı dolaşır. Spurgeon
# Günah işlemenin birçok araçları vardır, fakat yalan bunların hepsine uyan bir saptır. Oliver Wendell Holmes
# Hayır için söylenen yalan, fitne çıkaran doğrudan iyidir. Hadis-i Şerif
# Hoşumuza giden yalanları avuç dolusu yutarız da, acı gerçekleri yudum yudum içeriz. DIDEROT
# İnanılmayacak şeylere inanıyorum demek yalan söylemektir. VOLTAIRE
# İnsanlar, yalan söylemek zorunda kaldıkları kimselerden nefret ederler. Victor Hugo
# Suçların en büyüğü yalan söylemektir. Hadis-i Şerif
# Üç türlü yalan vardır: Basit yalan, kuyruklu yalan ve istatistik. BENJAMIN DISRAELI
# Yalanın dostu, gerçeğin de düşmanı çoktur. De Girardin
# Yalan, güven ve emniyeti, huzur ve itimadı yok eder. ŞAFİİ
# Yalan söylemeye kalkanın önce kendini inandırması gerekir. GOETHE
# Yalan söyleyen herkes mutlaka nefsinin alçaklığını ortaya atmıştır.CAHIZ
# Yalan söyleyen, unutkan olmamalı. Atasözü
# Yalancı, Allah'a karşı kafa tutan, fakat insanlardan korkan bir serseridir. FRANCIS BACON
# Yalana borçlu olduğumuz saadet, gerçek saadet gibidir. HENRICH HEINE
# Yalancının cezası, kendisine inanılmaması değil, onun kimseye inanmamasıdır. BERNARD SHAW
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   6th Haziran 2011, 06:40

Ölüm; doğduğum ilk andan beri alnıma yazılmış rengini bilmediğim bir yazı. Nasıl oluyor da hayat akıp gidiyor avuçlarımızdan geçmez dediğimiz anlar bile yılların arasına sıkışıp gidiyor. Hep bir yerlere yetişmenin peşinde koşmaktan ölüme koştuğumuzu anlayamıyoruz. Boynumuza doğduğumuzda taktığımız o ipin çekilme vakti geldiğinde şaşkınlıktan alamıyoruz kendimizi. Hiç aklımıza gelmeyen ölüm karşımıza dikildiğinde sanki çok uzun yıllar önce tanışmış ama yıllardır görmediğimiz biriyle karşılaşmış gibi oluruz. Tabi böyle bir ölümden ALLAH muhafaza etsin…

Nice ölümler vardır ki hasretle beklenir…
Nice ölümler vardır ki sevda ateşi gibidir…
Nice ölümler vardır ki sevgiliye kavuşmaktır…
Rabbine kavuşmak için geçen bir ömrün son
hasret demlerine şahit oldum.

Acaba Berat Gecesi'nde ömrümüze ne kadar vakit biçildiğini ya da biçilen o vaktin bize haber verildiğini düşünebilir misiniz? Yoksa tüyleriniz mi ürperdi?
Bir Berat akşamı melekler etrafınıza toplansa üç Berat'ın kaldı deseler
"Elhamdülillah Rabbim sana kavuşmaya az kaldı." mı dersiniz yoksa telaşa mı kapılırdınız ya da hiç umursamaz mıydınız

Öyle bir an gelecek ki biz daldığımız dipsiz kuyunun karanlığındayken ölümün gözleri parlayacak; o an ya çok korkacağız ya da kurtuluş en büyük sevincimiz olacak. Necip Fazıl ne güzel de dillendirmiş bu hâli:

"O dem ki perdeler kalkar perdeler iner
Azrail'e hoş geldin diyebilmek de hüner"

Böyle bir hünerimiz var mı acaba?

Ölüm ve ötesi aklıma geldiğinde bir korku düşer içime
Üstad'ın dediği gibi:

"İşaret bekliyorum yağız atım eğerli
Yanarım sorarlarsa ne getirdin değerli"

Ölümü unutmam diyemem; ama unutmamak için elimden geleni yapmam gerekiyor. Eğer bir gün Azrail'in gelişi şaşırtırsa beni ve bu şaşkınlığın yanında eşantiyonu korkuysa eğer Eyvah! demek gelir içimden geçen ömrüme. Ama şaşkınlığın yanında bir demet gül bir taş zemzem getirirse Azrail dilimde şahadet kalbimde imanım ve karşımda Resûl olursa eğer başıma taçlar takarsa dilimde ve kalbimde bir hamd DEĞMEYİN KEYFİME!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ne-fer
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   6th Haziran 2011, 16:26

....dilimde şahadet kalbimde imanım ve
karşımda Resûl olursa eğer başıma taçlar takarsa dilimde ve kalbimde bir hamd
DEĞMEYİN KEYFİME!!!



Kaçınılmaz son vakti saati gelince bir bahaneyle mutlaka başımıza gelecek.
son anlarımız keşke böyle olabilse.

Paylaşım için teşekkür ediyorum efendim.





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   20th Ağustos 2011, 02:20

SU OL


Bir an için sen su oldugunu düsün. Su denli özel, su denli yararli ve su denli çok, tükenmez... Inaniyorum ki gerçekten de öylesin. Ama ister çesmelerden dökül, ister göklerden yag, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayi dolduramazsin. Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsin. Unutma daha çok bagirdiginda daha çok dinlenmezsin, gürültünün parçasi olursun yalnizca!... Suyun yaninda olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü"Su nasilsa burada, gerek yok ki suyu kana kana içmeye" diye düsünürler.. Tipki, sesini sürekli duyanlarin seni dinlemedikleri gibi! Ormandaki hiçbir hayvan, irmagin gürültüler koparan yerinden su içmeye çalismadi simdiye dek. Hepsi, hep sabahin en sakin anini bekledi; suyun durgun yerlerini bulabilmek için. Gittiler ve sakin sakin gereksinimlerini giderdiler. Onlar için en uygun olan kendi istedikleri zamandi. Sen hep bir su oldugunu düsün. Su gibi güzel, su gibi vazgeçilmez... Ve su gibi yasam kaynagi oldugunu düsün. Ama su gibi yasatici ol. Su gibi yikici, sürükleyici ve öldürücü degil!.. Suysan tarlalarini basma insanlarin, yuvalarini yikma, ocaklarini söndürme; sana "felaket" denmesin! Suysan bir bardaga sigabil ki damarlara girebilesin!..


Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi yararli, su gibi gerekli ve su gibi bitmez tükenmez oldugunu da unutma. Ayrica su gibi sakin olabilecegin gibi, su gibi de "kiyametler" koparici olabilecegini unutma... Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayilabilecegin küçük irmaklara ayirabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, yasam verirsin çevrene. Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen, korkulan ve kaçilan olursun seller, afetler gibi. Tercih elindeydi hep ve hep "senin" ellerinde olacak... Ya tutmayi ögreneceksin dilini ya da hiç durmadan konustugun için, yalnizca bombos ve anlamsiz sesler çikartan birisi oldugunu zannettireceksin çevrendeki insanlara! Ama yapman gereken su degil mi? Düsüneceksin ne zaman ne söyleyecegini. Düsüneceksin kimin dinleyip dinlemedigini, kimin anlayip anlamadigini.

Düsüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarini anlatabildigini... Hatta anlayanlarin anladiklarinin da senin anlattiklarinin ne kadari oldugunu düsüneceksin... Konusmak için en uygun zamani bekleyecek, en az ama en uygun sözcükleri seçmeye çalisacaksin... Yolcularin, önceden aldiklari biletleri ceplerinde oldugu halde, saatlerini kontrol ederek, zaman yaklastiginda, vapurun kalkacagi iskelede hazir olmalari gibi, sen de fikrini bildirecegin kisinin " kiyiya yanasmasini" bekleyeceksin!.. Demeyeceksin " Ben canim isteyince giderim iskeleye, vapur da o saniyede gelmek zorunda!.." Demeyeceksin " Ben aklima geleni geldigi biçimde söylerim. Karsimdaki de degil duymak degil dinlemek, anlattigimdan bile fazlasini anlamak zorunda.." Keske öyle olsaydi. Keske hakli olsaydin, ama maalesef degil... Agzini açip "Selaleden dökülen suyu" içmeye çalisan bir tavsan gördün mü hiç?... Ya da önüne çikan agaçlari bile sürükleyen bir selden susuzluk gidermeye ugrasan bir ceylan gördün mü? Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasini bekler; beyni olan her canli gibi! Hadi... Sen simdi " su oldugunu" düsün ve kendini " su gibi " hisset... Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararli... Su gibi yasam kaynagi ve su gibi bitmez tükenmez oldugunu animsa... Ama yine su gibi " küçük bir bardagin içine" sigdir ki kendini girebilmeyi ögren insanlarin damarlarina. Yasam ver... Vazgeçilmez ol!...



H.KOLÇAK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   12th Eylül 2011, 01:52



Hıçkırıkları küstürme
Küseceksen bir kendine/bir bana/birde kaderine küs
Nasılsa bitecek bir gün
Sen gibi,ben gibi ağlaya ağlaya
Doymayarak dünyaya
Yavaş yavaş bitecek
Bitecek nasıl olsa hıçkırıkta denilse
Küstürme hıçkırığımı
Senin içindi
Bir anlasan,bir dinlesen,bir duysan
Ve konuşmasan yanlış anlamasan

Bitireceksin herşeyi
Uzak şehirlerdeki hıçkırığı duyar mısın her gece
Her gece duyarmısın şehrin hıçkırıklarını
Uzak banliyölerin intiharlarında
Bir adamın ve bir kadının çaresizliğinde
Bebekleri uykudadır bu şehrin
Ve yıldızlar kadar sönüktür şafak resimlerinde
Bir martı tamamlar belki ve bir ıssız gemi
Hıçkırığın teslimiyetini

Hıçkırıklarla bitiririm günü,güneşi
Karanlıklar onunla gelir ve onunla uzar her gece
Bitirmek istesede zaman,hıçkırığı yinelerim
Ve yenilirim sensizliğe

Aradım hıçkırıkları bir mavişin gözlerinde
Nerde diyordum ki
Geçmişe hıçkırıkla dönüyorum
Ve yılları biriktiririm hıçkırık gecelerinde

Yeşil gözlü kızlar vardı
Yeşil oyuncaklı bebeklere benzerdi yüzleri /tebessümleri
Hıçkırıkları hüzün kokardı
Yeşil gözlü kızlar vardı
Sevince ölürcesine severlerdi ve taparcasına ölürlerdi
Sen için hıçkırıkları uğruna

Gökyüzünden indir artık
Hıçkırıkları yere
Ve benin için gül biraz
Hıçkırıklar ölsün arkadaş
Bir çukur kaz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   12th Eylül 2011, 01:59



"Erkekler şaraba benzer,Geçen yıllar kötülerini eskitir iyilerini olgunlaştırır."
CİCERO


"Sevmek karşılığında sevilmeme riskini göze almaktır."
LEO BUSCAGLİA


"Hakları ve zevkleri ellerinden alınan gençler,onların yerine gizli ve tehlikeli olanları koyarlar."
J.J ROUSSEAU


"Felaketi bekleyerek endişelenmek,felaketi yaşamaktan daha kötüdür."
ÖZGE UMUT EKER


"Düşünceler zorla,top ve tüfekle asla öldürülemez."
MUSTAFA KEMEL ATATÜRK


"Akıllılar istedigi şeyi,akılsızlar başkalarının istedigini ögrenir."
SADİ


"Sevmek güzeldir.Birdaha sevmemek dahada güzeldir."
PAUL GERALDY


"Sevilenin kusurlarını hoş görmeyen sevmiyor demektir."
J.W.VON GOETHE


"Yaşam belirtisinin kökeninde duygulanma vardır, duygulanmanın temeli aşktır."
SİGMUND FREUD


"Aşk köprü kurmaktır insanlar köprü kuracaklarına duvar ördükleri için yalnız kalırlar."
NEWTON


"Kadın olsun,kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere bakılmalıdır."
CENAP ŞAHABETTİN


"Bir insan başarısızlıkları için başkalarını suçluyorsa,başarılarının şerefinide başkalarına vermesi iyi bir fikirdir."
HOWARD W. NEWTON


"Düşüncelerini tam ve yerinde ifadae edemeyen, insan yanlış tartılarla tam iş görmeye çalışan satıcıya benzer."
J.W.VON GOETHE


"Dünyada birçok yetenekli kişiler, küçük bir cesaret sahibi olamadıkları için silinip gitmişlerdir."
SYDNEY SMİTH


"İstediklerimizin bazılarını elde edememek mutlulugumuzun ayrılmaz bir parçasıdır."
BERTRAND RUSSEL


"Yaşam yokuşunu tırmanırken rastladıgımız kişilere iyi davranmalıyız çünkü inişte yine onlara rastlayacagız."
CİCERO


"Bu dünyada ekmekten çok sevgiye ve takdire açlık duyulur."
TERESA ANA

"Önemli olan,bir kere daha yere serilmiş olmanız degidir,birdaha kalkıp kalkamayacagınızdır."
VİNCENT LOMBARDİ


"Bir insanın yaşamından daha degerlii bir şeyi yoksa,o insanın yaşamınında degeri bir degeri yoktur."
ROBİNDRANAHAT TAGORE


"Bazen kalp göze görünmeyeni görür."
H.J.BROWN JR


"İstemek yetmez, amacımıza ulaşmak için şiddetle arzulamamız gerekir."
OVİDİUS


"İki insanın iyi geçinmesi hiç kusursuz olmalarıyla degil,birbirlerinin kusurlarını hoş görmeleriyle sağlanır."
A.TOQUEVİLLE


"Akıllı insan,düşündüğünü söylemez,ama her söylediğini düşünür."
ARİSTOTELES


"Akıllı konuşur,söylemek istedikleri vardır,aptal konuşur,çünkü kendisini birşeyler söylemek zorunda olduğunu sanır."
PLATON


"İnsanlara yapılacak en büyük iyilik,onlara akıllarını kullanmayı ögretmektir."
MOLLİERE
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   4th Ekim 2011, 03:41

ŞANS BUKELAMUN GİBİDİR...

Bundan 20 yıl sonra, yaptıkların değil, yapamadıkların için üzüleceksin.
Dolayısıyla halatları çöz. Güvenli limandan uzaklara yelken aç.
Rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet.
Düşün, onları seyredecek birileri olmasaydı, kaç kişi Mercedes otomobil alırdı.

Bilimde ve güzel sanatlarda en üstün başarılar,
tek başlarına çalışan kişiler tarafından elde edilmiştir.
Hiçbir parkta bir kurul için dikilmiş bir anıt yoktur.

Yapabileceğin kadar söz ver. Sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap.
Oturarak başarıya ulaşan tek yaratık bir tavuktur.

Dertlerini gözyaşlarında boğmak isteyenlere dertlerin yüzme bildiğini söyle.
Dalın ucuna gitmekten korkma. Meyve oradadır.
Büyük adam büyüklüğünü küçük adama davranışıyla gösterir.
Şans bukelamun gibidir. Biraz zaman tanı, mutlaka değişecektir.

“Tarihte en etkili 100 kişi” adlı kitabı okudum.
Onların hepsiyle ortak olduğumuz tek şeyin zaman olduğunu hayretle gördüm.

Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin.
Şimdi başla! Şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla.
Gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim.

Kimi zaman içindeki o sessiz sese uzmanlardan daha fazla güven.

Aerodinamik yasalarına göre o tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu.
Herhalde bunu ona hiçkimse söylemedi ki, uçuyor.

Zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar,
sonunda, en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar.

Öteki insanlardan daha akıllı ol. Yalnız bunu onlara söyleme!
Mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir.
Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın.
İyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder.

İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır:
O DA KENDİSİDİR…

Aldous Huxley
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   4th Ekim 2011, 03:59

Seninle Olmanın En Güzel Yanı




“Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
”Seni seviyorum” sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek…
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana… Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek… Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak… Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?

Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi… Isırmazdım dilimin ucunu… Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.

Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda… Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.

Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize… Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki…

YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN…”

Can YÜCEL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   4th Ekim 2011, 04:08



Yaşayınca Anladım

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..

Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..

Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..

Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..

”Sana ihtiyacım var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ”git” dediğimde anladım..

Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..

Özür dilemek değil, ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..

Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,

Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,

Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…

Can Yücel
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: HAYATA DAİR :: MAVİŞ'den sunumlar-
Buraya geçin: