Forumnefer'e hoş geldiniz.

Eğer üye iseniz lütfen giriş yapınız, henüz üye değilseniz ve forumdan tam olarak yararlanmak istiyorsanız bizim topluluğumuza katılabilirsiniz.
iyi Formlar dileriz.



 
AnasayfaKapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2, 3  Sonraki
YazarMesaj
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 18:07

HAYAT DERSLERİ


Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç
yaşındaki
oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun
kaportasını mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve
çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu
hemen hastaneye götürmüş.

Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da
elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını
kesmek zorunda kalmış. Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini
açtığında,bandajlı
ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle,
"Babacığım,kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm." demiş
ve

sonra babasına şu soruyu sormuş: "Parmaklarım ne zaman yeniden
çıkacak?" Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş.

Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını
işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın.

Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi
anladığınızda,
önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler
ve
incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle
performansı arasındaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. Hepimiz
hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler, insanı
sonsuza kadar rahatsız eder. Harekete geçmeden önce durun ve
düşünün. Sabırlı olun. Anlayış
gösterin ve sevin.




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 18:13



Hayat elbise giymiş bir kaus !....

Karıştığın zaman hayata Arkadaşların olacak,güzel anları paylaştığın Şanslıysan eğer dostluğu öğreneceksin Başka birisi için düşünmeyi,üzülmeyi öğreneceksin Acıyacaksın bi dolu anlamsızlığa hayatını adamış insanlara Anlayacaksın ama anlatamayacaksın Gün gelecek biriyle tanışacaksın Eğer öğrenmişsen bu dünyada saklanmayacak tek şeyin sevgi olduğunu Ve sevmekten gurur duyabilmeyi Düşünmeden hiç bir şeyi konuşma sırasını yüreğine devredeceksin Hayır derse eğer sevginle mutlu olma vakti demektir kızmadan hiçbir şeye ve hiç kimseye Kabul ederse,işte o zaman hayat tüm servetini sunmuştur sana Her anında onla olacaksın Ne birlikte olmak yetecek sana ne ayrı olmak En güzel yalanları onla paylaşacaksın Her seferinde doğru olduğuna inandığın ve öyle olması gereken yalanları Beni hiç bırakma diyecek sana Bunun imkansızlığına inandırmaya çalışırken onu Ve sen de inanmışken hiç ayrılmayacağınıza Birkaç veda sözcüğünü duyacaksın onun ağzından Hayatında duyduğun en berbat sözcükler olacak bunlar Anlamayacaksın nedenini Sözcüklerin tükendiğini hissedeceksin ve nefes almanın zorlaştığını Göz yaşların akmak için yalvaracak sana Kalbin her seferinde tonlarca yükü kaldırıyormuşçasına atacak Telefona bakacaksın,elin uzanacak tuşlara; Arayamayacaksın,aramayacak Kederlerin olacak umutların Her yapmayı planladığın aklına geldiğinde bir ağrı duyacaksın göğsünde Ne olursa olsun Unutmaya çalışma sakın Çünkü unutmaya çalıştıklarındır bu hayatı yaşanabilinir kılan Gülümse! Yaşadıkların için mutlu....OL




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 18:17

HAYATIMIZDAKI BUYUK TASLAR


Bu hikaye Northwestern Universitesi is dairesi master ogrencileri ile zaman yonetim dersi profosoru arasinda gecer:

Profosor sinifa girip karsisinda duran, dunyanin en secilmis ogrencilerine kisa bir sure baktiktan sonra, Bu gun zaman yonetimi konusunda deneyle karisik bir sinav yapacagiz dedi.Kursunun altindan kocaman bir kavanoz cikarip ardindan yumruk buyuklugugunde taslari alip buyuk bir dikkatle taslari kavanozun icine yerlestirmeye basladi.Kavanozon daha fazla tas almayacagindan emin olduktan sonra ogrencilere dondu ve bu kavanoz doldumu? diye sordu.Ogrenciler hep bir agizdan doldu diye cevapladilar.

Profosor oylemi? dedi ve kursunun altina egilerek bir kova micir cikarti.Miciri kavanozun agzindan yavas yavas doktu sonra kavanozu sallayarak micirin taslarin arasina yerlesmesini sagladi.Sonra ogrencilere donerek bir kez daha bu kavanoz doldumu? diye sordu.Bir ogrenci dolmadi heralde diye cevap verdi.Dogru dedi.

Profosor yine kursunun altina egilip bu defa bir kova kum cikartti ve kumu kavanoza bosaltarak taslarin ve micirlarin arasina yerlesmesini sagladi.Tekrar ogrencilere kavanozun dolup olmadigini sordu ogrenciler hayir diye cevapladilar.Guzel dedi ve bu defa bir surahi su alarak kavanoza bosaltti.Sonra ogrencilere donerek bu deneyin amaci ne? diye sordu.Uyanik ogrencilerden biri zamanimiz ne kadar dolu gorunurse gorunsun aslinda ayirabilecegimiz zamanimiz mutlaka vardir diye yanitladi.

Hayir dedi Profosor bu deneyin esas amaci Eger buyuk taslari bastan yerlestirmezsen kucukler girdikten sonra buyukleri asla kavanozun icine yerlestiremezsin gercegidir.

Profosor devam etti nedir hayatimizdaki buyuk taslar?Cocuklariniz, esiniz, sevdikleriniz, arkadaslariniz, hayalleriniz, sagliginiz, egitiminiz vs vs.. buyuk taslariniz belki bunlardan biri belki bir kaci belkide hepsi.Bu aksam uyumadan once iyice dusunun sizin buyuk taslariniz hangileri iyice karar verin.
Bilinki buyuk taslarinizi kavanoza ilk basta yerlestirmezseniz bir daha asla yer bulamazsiniz ...


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 18:21



AKŞAMLARI NE YAPIYORSUNUZ?..


Dümdüz bir soru size: Akşamları evde ne yapıyorsunuz?

Koltuğa uzanıp, hiç tanymadığınız Amerikalı dedektiflerle, hiç tanımadığınız Amerikalı haydutları mı kovalıyorsunuz?

Yoksa yerli dizilere kaptırıp hiç bilmediğiniz konaklarda yaşanan hayatları mı seyrediyoruz?

Dört saat televizyon seyretmenin sekiz saat çalışmak kadar beyni yorduğunu biliyor musunuz?

İki türlü hayat var:

1. Yaşanan hayat,

2. Seyredilen hayat,

Akşamlarınız televizyona kilitliyse, bilin ki, hayat sadece seyrediyorsunuz !
Akşamları evde ne yapıyorsunuz? Akşamlarınızı nasıl geçiriyorsunuz?
"Pek çoğu gibi biz de çekirdek çıtlatıp saatlerce televizyon izliyoruz" diyorsanız, durup bir düşünün lütfen; dünyaya birkaç kez daha geleceğinize mi inanıyorsunuz?
Böyle bir şey olsaydı, şimdiki hayatımızın bir bölümünü ziyan etmek şimdiki kadar acı sonuçlar doğurmayabilirdi belki.

Ne çare ki sadece bir hayatımız var.
Bu da maalesef, çok kısa.
Ortalama altmış yılın yirmi yılı uykuda geçiyor.
Kalan kırk yılın yirmi yılı çocukluk, eğitim, vesaire...
Son yirmi yılı da ziyan edersek, bize yaşanacak birşey kalmaz.
Akşamlarınızı sadece televizyona veriyorsanız, sayılı nefeslerinizden bir bölümünü çöpe atıyorsunuz demektir!
Çünkü televizyon izleyen kişi hayatta değildir, zira hiçbir şey yapmamakta,hiçbir değer üretmemektedir; bu da bir anlamda yaşamamak sayılır.

Ne mi yapmalyız..

1. Ailece kitap okuyun, sohbet edin:

Nasıl tanıştığınızı, ilk nerede görüştüğünüzü,sıkılıp sıkılmadığınızı, nerede nasıl evlendiğinizi, nikah şahitlerinizi, düğününüzü anlatın. Çocuklarınıza, onları hem dinleyin, hem de okumaya çalışın.

2. Gezin:

Gezmek için ille de bir maksat olması gerekmez, en büyük maksat hayatı paylaşmaktır.

Yakınsanız deniz kenarına inin, ayaklarınızı denize sokun ve becerebiliyorsanız taş sektirme yarışına girin.

Sonra da güneşin pembe gülücükler saçarak batmasını seyredin. ( İnanın televizyon seyretmekten çok daha keyifli ve dinlendiricidir)

Ormanda hep birlikte yürüyün, ağaçlara isim takın, yol boyu açan çiçekleri sevin ve çocuklarınıza bunlarla sevmeyi öğretin. (Ama bilin ki hayat öğrenmek ve öğretmekten ibaret değildir. Dinlenmek, eğlenmek gibi olgular da hayatın bir parçasıdır)

Çocuklarınızla ilişkilerinizde asla öğretmen tavrı takınmayın. Onlarla arkadaşlık etmek dünyanın en keyifli işidir.

3. Akraba ve komşularla ilgi. ilişki kurun: Onlara ya gidin, ya da onları size davet edin.

Sohbetiniz televizyonsuz olsun ki tadı çıksın.

Birbirinizi gerçekten tanımaya çalışın.

Bilirsiniz, "Komşu komşunun külüne muhtaçtır."

4. Kültürel ve sanatsal etkinliklere katılın:

Konferans, seminer, sergi, doğru sinema ve tiyatro
Hayatınıza biraz olsun renklendirecek başka şeyler de bulabilirsiniz. Yeter ki isteyin.

Bir şeyi çok isterseniz, Allah sebebini halk eder ve çok istediğiniz şeye ulaşırsınız.
"Olmaz ki" diye düşünüp taleplerinizi ertelerseniz,hiçbir yere ulaşamasınız.

Aile başlarının güçlenmesi, paylaşacak şeylerin çokluğuyla mümkündür. Ne kadar çok şey paylaşırsanız aileniz o kadar güçlenecek, o kadar diri duracak ve mutlu olacaktır.

Hatıra defterine televizyon dizilerini yazamazsınız. Oraya ancak yaşadıklarınızı yazabilirsiniz.

Her gün bir şeyler yaşamalı ve bunları deftere geçirerek geleceke tarih düşürmelisiniz.

Bugün öyle bir hayat yaşayın ki, yarına da kalsın.Torunlarınıza filan anlatacaklarınız olsun.

Ayrıca unutmayın ki; Hayatı biriktiremezsiniz;
Ya her anını yaşayacaksınız, ya da ziyan edeceksiniz.

Artık cevap gelsin:

Akşamları ne yapıyorsunuz?..


YAŞIYOR MUSUNUZ, YOKSA SEYREDiYOR MUSUNUZ?

Can DÜNDAR
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 18:24


HAYATA DAİR ATLADIKLARIMIZ

Her gün mümkün olduğu kadar erkenden olumlu bir şey söyle.
Mucizelere inan ama onlara bel bağlama.
Durum ne olursa olsun nezaketin sana zarar vermeyeceğini unutma.
Canın sıkkınken asla buzdolabını açma.
Geziden döndüğün gün harcamalarının bir listesini yap.
Bu güzel ülkede doğduğun için şükret.
Küçük şeyleri iyi yapmaktan kaynaklanan tatmin duygusunu yaşa.
Islanmak istemedikçe, elinde hortum tutan birine yaklaşma.
Bayram ziyaretlerinde ikram edilen çikolatayı asla reddetme.
Bir otomobil kazasında polisle ve sigorta şirketinden biriyle konuşmadan önce, hiç kimseyle kaza hakkında konuşma.
Hiç kimsenin seni ürkütmesine izin verme.
Mali durumunu bir kartal gibi gözle.
Sonuçta ne elde ettiğimizle değil ne verdiğimizle hüküm giyeceğimizi unutma.
Başkasının arabasında yolcuyken çalınan müzikten asla şikayet etme.
Elindeki kitabı bitir.
İnsanlara daima bahçeleri ve bebekleriyle ilgili iltifat et.
Fiyatta aldatılmanın kalitede aldatılmaktan daha iyi olduğunu unutma.
Her yıl çocuklarının okula başladığı ilk günü fotoğrafla.
Çocuklarının yaptığı her sporun kuralarını öğren.
Bir arkadaşın hakkında daha iyi söz duyduğunda bunu ona ilet.
Doğru olduğunu bildiğin şeyi yapmakta asla tereddüt etme.
Yolculuklarda yanına, ağzı kapanır torba ile not defteri al.
Dikkat çekmek için iş yapma, dikkat çekecek bir iş yap.
Bilgi ve deneyimlerini paylaş.
Konuşmalarında, davranışlarında ve hükümlerinde yardımsever ol.
Beklentilerin yüksek olduğu bir iş yerinde çalış.
Çocuklarının ve torunlarının seni adınla çağırmalarına izin verme.
İyi bir sözün kalıcı olduğunu unutma.
Çocuklarını kardeşleri ya da sınıf arkadaşlarıyla kıyaslama.
Şükranlarını ve övgülerini ifade ederken samimi ol.
Birisinin fotoğrafını çekmeden önce izin al.
Sivil örgütlere katıl.
Büyük bir felaket ihtimali yoksa bırak çocukların bildikleri gibi yapsın.
Yaptıkları hatalardan başarılarından öğrendiklerinden daha fazlasını öğrenecektir.
Çabuk affet.
Karına sık sık ne kadar güzel göründüğünü söyle.
Yıldönümü hediyesi olarak fişe takılması gereken bir şey asla verme.
Nerede olursan ol gece yarısından sonra pek de iyi şeyler olmadığını unutma.
Disiplin kelimesinin "öğretmek" anlamına geldiğini unutma.
Her başarının bir bedeli olduğunu unutma.
Bir fotoğraf makinesi hediye ederken içine filmini ve pilini koymayı unutma.
Çocuklarının önünde eşine asla kötü bir söz söyleme.
Başarılarının temelini başkalarının sırtına değil başkalarına hizmete inşa et.
Çocukların çoktan uyumuş olsa bile onlara iyi geceler öpücüğü ver.
Can sıkıntısını egzersiz yaparak dağıt.
Boğaza takılan bir şeyi çıkarma yöntemlerin öğren.
Terbiyeli bir çocuğun ebeveynine bu konuda iltifat et.
Yolculuk ederken cüzdan, otomobil anahtarları, gözlük ve ayakkabılarını yatağının çok yakınında tut.
Eleştirmekle geçirdiğin zamanın iki mislini övmeye ayır.
Hayal et.
Atılgan ol.
Birisi seni hayal kırıklığına uğrattığında ondan tamamen umut kesme.
Şirketinin parasını kendi paranı harcarken gösterdiğin dikkat ve temkinle harca.
Yaşamın büyük değişikliklerinin ender olarak önceden uyarı verdiklerini unutma.
Çocukların özürlü bir kimseyi asla küçümsememeyi öğret.
Yapman gerekeni bütün kalbinle yap.
Bu konuda konuşmak istemediklerini bilmediğin sürece insanlara kiloları hakkında asla bir yorum yapma.
Gazetenin ekonomi sayfasını düzenli bir şekilde oku.
Sevdiğin bir iş bul ve severek çalış.
Mali bilançonu düzenli bir biçimde tut.
Yolculukta temel ihtiyaçlarının listesini yap ve bavulunda tut.
Çocuklarının televizyon izleme süresini ve programlarını sınırla.
Saygınlığı popülerliğe tercih et kaliteyi lükse tercih et.
Zarafeti modaya tercih et.
Tek bir insanın ya da yalnızca bir düşüncenin hayatını değiştirmeye yeteceğini unutma.
Dertlerini arkadaşlarına ya da çalışma arkadaşlarına yükleme.
arada sırada, işini yavaşlatmalarına rağmen bırak çocukların sana yardım etsin.
Bir arkadaşına sürpriz bir parti düzenle.
Tatil için daima izin ayır.
Kendini geliştirme konusunda, her bulduğun fırsatı değerlendir.
Seni güldüren fıkra, yazı ve çizgi romanlardan oluşacak bir Tebessüm Dosyası aç.
Tekrar okumak isteyebileceğin makaleler için Tekrar Oku Dosyası aç.
Nasihata ihtiyacın olduğunda büyükannelerini ara.
Kızına da oğluna da yemek pişirmesini öğret.
Her terslikte saklı olabilecek iyi bir fırsatı ara.
Annen "pişman olacaksın" diyorsa, büyük ihtimalle pişman olacağını unutma.
Karının arkadaşlarını eleştirme.
Çocuklarını okula bırakırken ve okuldan alırken gecikme.
Hanımlar ayaktayken oturma.
Bir otomobil alırken ya da eve pahalı bir eşya alışverişi yaparken deneyimleri olsun diye çocuklarını da yanına al.
Ülkenin tarihini çok iyi bil.
Arada sırada, evde yapılan börek ya da kurabiyeleri büroya götür.
Bir çocukla voleybol oyna.
Şiir yaz.
Basketbol oyna.
Ayda bir kez senin işini senden daha iyi bilen birisini öğle yemeğine davet et.
Deneyimli insanları asla dikkate almazlık etme.
Kartvizit koleksiyonuna her gün yeni bir isim eklemeye çalış.
Kullanmayacağın indirim kuponlarını, başkaları kullanabilsin diye, mağazada, o ürünlerin yanına bırak.
Büyüklerine saygılı ol.
Yabancı ülkelerde asla ülkeni eleştirme.
Sevdiğin insanlar ayrılırken otomobilleri gözden kaybolana kadar gözle.
Doğum gününde annene bir teşekkür kartı yolla.
.Kadınların ve çocukların yanında belden aşağı bir fıkra anlatma.
Her telefonun yanında kalem bulundur.
Yanlış numara çevirdiğinde telefonu özür dilemeden kapatma.
Haftada birkaç saatini işinle ve yaşam tarzınla hiç ilgisi olmayan dergileri okumaya ayır.
Başkalarından beklediğin yüksek standardı kendine de uygula.
Yoluna çıkan aksiliklerin, seni yüreğinin izlemeni söylediği yoldan alıkoymasına izin verme.
Bugünün işini yarına bırakma illetine karşı savaş aç.
Hiç kimsenin mektuplarını açma.
En sevdiğin kitabını asla ödünç verme.
En sevdiğin alıntıyı daktilo et ve her gün görebileceğin bir yere as.
Bir oyunu eşli oynuyorsan eşinin oyununu asla eleştirme.
İyi bir araştırmacı olmanın tekniklerini öğren.
Dedikodulara kulak kabart, katkıda bulunma.
Bir fuara katıl.
Umut ver.
Sözün senedin olsun.
Bozuk paranı say.
Evliliğin kolaylıklar esası üzerine değil bağlılık sözü üzerine kurulduğunu unutma.
Birisinden özür dilemek zorunda kaldığında bunu şahsen yap.
Yazarların "ilk yapıtları"nı oku.
Projeleri vaktinden önce tamamla.
Çocuksuz bir çifte asla ne zaman çocuk yapacaklarını sorma.
İstediğin şey için çalışırken sahip olduklarınla mutlu ol.
Çocukların yardıma ihtiyacı olanlara cömert davrandığını görsünler

Sizi sizin kadar tanıyan biri;
sizi düşünen düşünmeyi öğrenmiş,sakin, uslu, efendi, oturmayı kalkmayı bilen,
sevmeden edemediğiniz biri;
size sizi anlatmayı herşeyden çok seven,
sizin için çok şey başarmaya hazır biri;
bazen biraz fazla konuştuğundan yakındığınız ama ne söylediğini bildiğinden hep emin olduğunuz,
sizi tanıdığı kadar kendini ve hayatını tanıyan biri;
yalnızca eşinize anlatabildiğiniz sırlarınızı anlatmaktan çekinmediğiniz,
bazen düşüncesine şiddetle ihtiyaç duyduğunuz biri;
sabahın üçünde "ayıp olur mu" diye endişelenmeden arayabildiğiniz ve
üçüne beşine bakmadan size duymanız gerekenleri söyleyen,
gecenin o karanlığında kalkıp ışığı yakan, masasının başına geçen biri;
kaleminiz, kağıdınız, aynanız, saatiniz, kravatınız olan biri;
ve bazen vicdanımız, bazen de uykusuz bıraktığınız için, vicdan azabınız olan biri...

Hayatınız da böyle biri... var mı?
Varsa, kıymetini bilin.


GeniouS'iS / 06.10.02






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 18:27

Öykü ("Seni yarattım")


Kız dilenirken, sokaktan genç, sağlıklı, zengin görünümlü bir adam geçti. Kızı farketmişti. Ama, belli etmemek için, dönüp bir daha bakmadı. Geniş ve lüks evine, konfor içinde yaşayan ailesinin yanına geldiğinde, çok güzel hazırlanmış bir akşam sofrası onu bekliyordu. Fakat, az sonra, gördüğü o dilenci kız aklına takıldı yeniden. Duyguları birşeylere itiraz ediyordu.
Sonra, kolay yolu tercih etti ve itirazlarını Allah’a yöneltti. Böyle durumların var olmasına izin veren O değil miydi?

İçin için, O’na karşı:

“Böyle birşeyin olmasına nasıl müsaade ediyorsun? Neden o küçük kıza yardım için birşeyler yapmıyorsun?” diye yakınmaya başladı.

Biraz sonra, ruhunun derinliklerinden gelen şu cevabı işitti:


“Yaptım. Seni yarattım!”




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 20:22




HEDEFLERE NASIL ULAŞILIR...?


1- SOSYAL İNSAN OLUN . ÇEVRENİZİ GENİŞLETİN , DİLİNİZE SAHİP OLUN, KALP KIRMAYIN.


2 - İKİ GÜNÜNÜZ BİRBİRİNE EŞİT OLMASIN , YANLIŞ OLDUĞUNU GÖRDÜĞÜNÜZ HER ADIM İLERİYE DOĞRU, ATILMIŞ BİR BAŞKA ADIM OLARAK GÖRÜP , DERS ALIN.




3 - BAŞKALARIYLA DEĞİL KENDİNİZLE YARIŞIN.



4 - SAĞLIKLI YAŞAMAK İÇİN GIDA POLİTİKASINI SÜREKLİ GÖZDEN GEÇİRİN. (SÜPER SAĞLIK İLKELERİNE UYUN).



5 - SABAH GÜN DOĞMADAN KALKIP SONRA KATİYEN YATMAYIN, MUTLAKA KİTAP OKUYUN, KAHVALTIYI AİLECE YAPIN.



6- HER GÜN BİRKAÇ DAKİKA HEDEFLERİNİZİ ,YAPACAKLARINIZI DÜŞÜNÜN (TEFEKKÜR YAPIN).



7 - İNANIYORSANIZ, ALLAH’ IN EMİRLERİNİ YAPIP, MEN ETTİKLERİNDEN KAÇININ. MÜSLÜMAN İÇİN BU ÇOK ÖNEMLİDİR. BUNUN AKSİNE HAREKET EDENLERDE BAŞARIYA ULAŞAMAZLAR, İNSANIN KALBİNDE BİR UHDE KALACAĞI İÇİN SUÇLULUK DUYGUSU OLACAKTIR.



8 - DOSTLARINIZA KENDİ PROBLEMLERİNİZDEN DEĞİL İYİLİKLERİNİZDEN BAHSEDİP, ONLARIN PROBLEMLERİNE ORTAK OLUN, DERTLERİNİ GİDERMEYE ÇALIŞIN. (HİÇ OLMASA BİR TEBESSÜMLE ONLARIN YANINDA OLDUĞUNUZU HİSSETTİRİN) .



9 - DÜNYA SEVGİSİNİ TAKVA İLE, GÜNAHLARI TÖVBE İLE , KABİR AZABINI KELİMEYİ TEVHİT İLE , AHRET KORKUSUNU SALİH AMELLE, SIRAT KÖPRÜSÜNÜ KAMİL İMANLA GEÇEBİLECEĞİNİZİ BİLEREK BUNA GÖRE ÇALIŞMALARINIZA YÖN VERİN.



10 - AİLENİZE ZAMAN AYIRARAK ONLARIN PROBLEMLERİNİ ÇÖZÜP İLİŞKİLERİNİZİ DAHA SIKI YAPIN.



11 - ÖL SÖZ VERME, ÖL SÖZÜNDEN DÖNME ,DOĞRU OL Kİ ; SIRTIN YERE GELMESİN.



12 - DÜNYAYI SEVİN AMA AHRETİ UNUTMAYIN, YAŞAMAYI SEVİN, ÖLÜMÜ UNUTMAYIN, MALI MÜLKÜ SEVİN HESABINI UNUTMAYIN,



13 - YARATILANLARI SEVİN, YARATANI UNUTMAYIN, SARAY HAYATINI SEVİN, KABRİ UNUTMAYIN.



14 - HAFTADA BİR GÜNÜ KENDİNİZE VE DİNLENMEYE AYIRIN.




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 20:27

Bak Usta;


Bir dost sohbetinde edecek adam gibi birkaç lafın yoksa,

Bir işe girişirken on yıl sonrasını da hesaplayarak riskten hep kaçıyorsan,

Korku her dem yanıbaşında yürüyorsa seninle ve gölgenden bile çekinirsen,

Kişiliğine uygun bir yaşam tarzı oluşturamamışsan,

Zaten çok az olan fırsatları değerlendirmekten kaçınıyorsan,

Sana uygun olmayan, seni ileriye taşıyamayan ilişkiler yaşıyorsan,

Enküçük bir eylemde bile karasızlığınla boğuşup duruyorsan,

Gerçek kişiliğinle değil de maskenle ortalıkta boy gösteriyorsan,

Bir şeyi çok istiyor, ama pısırıklığın yüzünden ona ulaşamayacağını bilerek yakınıp duruyorsan,

Hayatın güzelliklerini görmeyip zor yanlarını abartıyorsan,

Gece ay dedenin sihirli aydınlığında sevgiliyle sokaklarda dans etmek yerine, koltukta pinekleyerek gazete okumaya çalışıyorsan,

Sabah uyandığında güneşin perdelerinle dansı senin için hiçbir şey ifade etmiyorsa,

Bil ki, hayatına hiçbir zaman güneş doğmayacaktır...









Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 20:33

yağmurun birgün dinmeyeceğinden.hiç bitmez görünen
hayat ırmağının birgün kurumayacağından,seni alıp diyardan
diyara götüren rüzgarın birgün duruvermeyeceğinden


EMİNMİSİN?

hep atan yüreğinin duruvermeyeceğinden gören gözünin
hep göreceğinden duyan kulağın hep duyacağından



EMİNMİSİN?

ben olmazsam olmaz dediğim işlerin asla sensiz yapılmayacağından
sen olmazsan dünyanın duruvereceğinden seslendiğinde titrediğini
sandığın şu dağların hep emrinde olacağından



EMİNMİSİN?

sana uzana ellerin hep yanında olacağından yüreğini verdiklerinin
bir gün sırtları dönüp gitmeyeceğinden



EMİNMİSİN?

beyaz koyunun boynuzlu koyundan hakkını alacağı günde balıklardan kuşlara
ağaçlardan güneşe üzerindeki mesajları okuyup okumadığının yaratılmışlarının sende şikayetçi olmadığından



EMİNMİSİN?


sana hep açık olan ilahi kapıların birgün kapanmayacağından ve şaşırıp kalmayacağından


EMİNMİSİN?

karanlığın içinde kaybolup giden çığlıkları duyabildiğinden yüreğindeki
ışıktan başkalarına verebildiğinden


EMİNMİSİN?

GÜZEL BİR HAYAT YAŞADIĞINDAN,YAPABİLECEĞİN HER ŞEYE YAPTIĞINA

EMİNMİSİN?


BÜTÜN BUNLAR İÇİN BİR DAHA FIRSATIN OLACAĞINDAN GERÇEKTEN

EMİNMİSİN?




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 20:41

TAVIR HERSEYDIR

92 YASINDA, UFAK TEFEK,KENDINDEN EMIN VE GURURLU , HER SABAH SEKIZDE GIYINIP KUSANAN VE her ne kadar kör bile olsa SACLARINI KIVIRIP MAKYAJINI MUKEMMELCE YAPAN YASLI HANIM

bugün bir huzur evine tasindi. 70 yasındaki kocası ise geçenlerde
gereken hamleyi yapıp Allah'ın rahmetine kavuşmuştu. Huzur evinin kapısında sabırla beklenen bir kaç saatin ardından, odasının hazır olduğu söylendiğinde tatlı tatlı gülümsedi.

Yürütecini asansöre yönlendirdiği sırada, kendisine odasını anlatmaya başladım, penceresinde asılı perdelerden de söz ettim. Ben anlatırken, az önce kendisine köpek yavrusu verilmiş Sekiz yasındaki küçük bir kızın heyecanıyla " o perdeleri pek severim " dedi

" Mrs. Jones henüz odayı görmediniz, biraz bekleyin demiştim ki "Bunun onunla bir ilgisi yok"dedi.

"mutluluk zamandan önce karar verdiğiniz bir şeydir. Benim odadan hoşlanıp hoşlanmamam mobilyaların nasıl düzenlenmiş olduğuyla değil, benim onları zihnimde nasıl düzenlediğimle ilgilidir.

Ben onları sevmeye karar vermiştim zaten" benim her sabah uyandığımda verdiğim bir karardır"

Bir seçme hakkim var: Ya bütün günümü artık çalışmayan vücut parçalarımın
bana verdiği sıkıntıyı düşünerek geçiririm ya da yataktan çıkıp hala
çalışan vücut parçalarım için şükrederim. Gözlerim açık olduğu sürece her yeni gün bir hediyedir. Yeni güne ve hayatımın sadece bu döneminde, biriktirdiğim mutlu
anılara konsantre olacağım.

Yaslılık banka hesabi gibidir. Ne yatırdıysan onu çekersin hesabından..
Bu nedenle benim tavsiyem, hatıraların banka hesabına dolu dolu mutluluk yatırman olacaktır.

Anı bankamı doldurmaktaki katkın için sana teşekkür ederim. Hala oradan mutluluk çekiyorum.


Mutlu olmak için su beş basit kuralı hatırla:

1. Kalbini nefretten arındır

2. Zihnini endişelerden arındır

3. Basit yasa

4. Çok ver

5. Daha az bekle

Aile, Bilmem farkında mısın, eğer yarin ölecek olsak çalıştığımız şirket daha bir kaç gün bile olmadan yerimizi dolduruverir. Oysaki ardımızda bıraktığımız ailemiz bizim kaybımızı ömürlerinin sonuna kadar hissedecektir. Gelgelelim ki, ailemizden daha çok isimize veririz kendimizi, pek de akıllıca bir yatırım değil, ne dersiniz?





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 20:45

Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan, hatta ardından bir tane
daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar
büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız.
Bundan sonra ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği
için öfkeleniriz. Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu
olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca,emekli
olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır.
Eğer şimdi değil ise ne zaman?
Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır.
En iyisi bunu kabul edip,her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.
En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza'ya aittir.
Der ki; "Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak
üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir
engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş,hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu.
Sonra hayat başlayacaktı.
Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı."
Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi.
Mutluluk yoldur.
Öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu,Vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için ona daha fazla değer verin.
Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez.
Öyleyse,
Okulu bitirene kadar,
100 milyar kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar,
Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
İşe başlayana kadar,
Evlenene kadar,
Cuma gecesine kadar,
Pazar sabahına kadar,
Yeni bir araba,
yada ev alana kadar,
Borçları ödeyene kadar,
İlkbahara kadar,
Yaza kadar,
Sonbahara kadar,
Kışa kadar,
Maaş gününe kadar,
Şarkınız söylenene kadar,
Emekli olana kadar,
Ölene kadar....

MUTLU OLMAK İÇİN İÇİNDE
BULUNDUĞUNUZ "AN" DAN DAHA İYİ BİR ZAMAN OLDUĞUNA KARAR VERMEK İÇİN BEKLEMEKTEN VAZGEÇİN.
MUTLULUK BİR VARIŞ DEĞİL, BİR YOLCULUKTUR.
PEK ÇOKLARI MUTLULUĞU
İNSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR, BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA.
OYSA MUTLULUK İNSANIN BOYU HİZASINDADIR
Unutmayın "YARIN KİMSEYE VAAD EDİLMEMİŞTİR"


MURATHAN MUNGAN



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   23rd Haziran 2010, 21:01

Hayatın Altın Kuralları

Gögün her yerde mavi oldugunu anlamak için dünyayi dolasman gerekmez.

Bak, ayni zamanda da baktigini gören ol.

Geldigin zaman bosluk dolduran degil, gittigin zaman yeri doldurulamayan ol.

Her duyduguna inanma, elindekinin hepsini harcama ve istedigin kadar uyuma.

Seni seviyorum derken inanarak söyle.

Özür dilerken karsindakinin gözlerinin içine bak.

Ilk görüste aska inan.

Evlenmeden önce en az alti ay nisanli kal.

Asla baskalarinin hayalleri ile dalga geçme.

Derinden ve inançla sev.

Kirilabilirsin belki ama baska türlü de hayatini tam anlamiyla yasayamazsin.

Anlasmazliklarda dürüstçe savas.

Insanlar hakkinda konusulanlara inanip, onlar hakkinda karar verme.

Insanlari yargilarsan, onlari sevmeye zamanin kalmaz.

Insanlara beklediginden fazlasini ver ve bu isi yaparken kibar ol.

Yavas konus ama hizli düsün.

Sunu daima hatirla ki, büyük ask veya büyük yatirim daima büyük risk tasir.

Eger kaybedersen aklini da kaybetme.

Üç Se'yi unutma:

Sevgi - herkese,

Saygi - kendine, baskalarina,

Sorumluluk - Tüm hareketlerin için.

Eger hata yaptigini farkedersen, hemen onu düzeltmeye bak,
bile bile devam etme.

Konusmayi sevdigin biriyle evlen. Yasin ilerledikçe sohbet her seyden fazla önem kazanacaktir.

Anneni sev, say, ara.

Sunu bil ki, bazen sessiz kalmak en iyi cevaptir.

Sevdiklerinle tartisirken, o ani önemse, geçmisi kurcalama.

Satir aralarini da oku, bilgilerini paylas.

Bilgi insani kuskudan, iyilik aci çekmekten, kararlilik korkudan kurtarir.

Dua et. Büyük güç verir.

Düsün. Daha da büyük güç verir.

Öperken gözlerini kapamayan sevgiliye güvenme.

Bazen istedigin bir seyin olmamasi senin için bir sanstir.

En iyi iliskin, birbirinize olan sevginiz, birbirinize ihtiyacinizdan fazla oldugu zaman olacaktir.

Sunu bil ki; karakterin senin kaderindir.

Sinirsizca sev, her gönülde çiçek olacagina, bir gönülde buket ol.

Sevgi için kollarini kapali tutma, sonra kendinden baska tutacak sey bulamazsin.

Içinden ne geliyorsa yap. Dogal ol.

Mutluluk, sorunsuz bir yasam degil, onlarla basa çikabilme yetenegi demektir.

Gülmek için mutlulugu bekleme, sonra tebessüm bile edemezsin...




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   28th Haziran 2010, 23:52

AH O MASKELER
İnsanca olan her şeyden korkuyoruz.Duygularımızın açığa çıkaçağı fikri uykularımızı kaçırıyor. Perdenin arkasına saklanıyoruz. Sisli havaları çok seviyoruz. Kendimizi göstermemek için türlü türlü maskeler icad ediyoruz. Sonra o maskelerle yaşamaya başlıyoruz. Maske öylesine yapışıyor ki yüzümüze, bir süre sonra tenimizden ayrılmaz hale geliyor. Olgunluk maskesi ciddiyet maskesi bir gün birini bir gün diğerini takıp çıkıyoruz ortalığa.. Aklımız sıra güvendeyiz artık.

Maskemizi düşürmeye kalkışanlara şiddetle karşılık veriyoruz. Ya kırıcı oluyoruz ya da arkamıza bakmadan kaçıyoruz. Zaman sa deli bir ırmak gibi akıp gidiyor önümüzden. Biz hayatımızı ''Bugün hangi maskeyi taksak'' sorularıyla tüketirken duygular bir bir yok oluyor içimizde.. Bir kez daha elimize asla geçmeyecek mutluluk fırsatlarını teperken yüreğimiz kıpırdamıyor bile. Öyle donmuş kanımız, öyle kanıksamışız ki maskeli yaşama etrafmızda tek tek gördüğümüz maskesiz insanları küçümsüyoruz. Küçümsemekle kalmıyor ayıplıyoruz da üstelik.

Oysa onlar oldukları gibiler. İçleri neyse dışları da o. Sevinçleri hüzünleri çoşkuları, aşkları oldukları gibi yansıtabiliyorlar. Ve buu yapabildikleri için o kadar şanslılar ki. Peki kim zayıf şimdi? Yüzlerinde maske ile dolaşanlar mı. Duygularını saklamayan, dilediğince yaşayan içinde ki çoçuğu öldürmeyenler mi? Duygularımızın açığa çıkmasından korktuğumuz için biz zayıfız elbette. Dilimizin ucuna kadar gelen sözcükleri bir söyleyebilsek, bu zayıflığın üstesinden gelebileceğiz. İşte o zaman cesur olacağız , işte o zaman mutlu edeceğiz içimizde ki çoçuğu. Öylesine bir huzur yayılacak ki içimize, anlatamıyacağız, anlatacak sözcük bulamıyacağız.

Mutluluğun gerçek adı gerçek kaygı duymadan hissettiğini dilediğince söyleyebilmek olmalı.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   29th Haziran 2010, 00:22

HUZURUN ANAHTARLARI

Mutluluğa götüren 9 altın kural

1. Dış görünüşünüzü başkalarınkiyle karşılaştırmayın. Unutmayın
siz bir yağlı boya tablo değilsiniz.


2. Hırslarınıza gem vurun. Hırslandıkça mutsuzluğunuz artar


3. Geçinecek kadar para yeter. Çok para biraz mutluluk getirir
ama fazlasını veremez. Zenginlik arttıkça saadet aynı oranda artmaz


4. Dahi olmadığınıza üzülmeyin. Yapılan araştırmalarda fazla
zekânın da mutluluk getirmediği görülüyor


5. Mutluluk biraz da genetik. Bazı insanlar genetik olarak mutlu
olmaya daha yatkındır


6. Evliler bekârlara göre hayattan daha çok tatmin duygusu alıyor


7.Allah'a ve öteki dünyaya inanmak hayata bir amaç ve anlam
kazandırır.
Yalnızlık duygusunu yok eder


8. Bencil değil, verici olun


9. Zarafeti elden bırakmayın, kırıcı olmayın



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   29th Haziran 2010, 00:45

HER ANIN GÜZELLİĞİNİ YAŞAYANLAR İÇİN







"Farz edin ki her sabah hesabiniza 86400 Amerikan Dolari kredi veren bir bankaniz var, ama bir günden digerine hiç bakiye devretmiyor.Tutari ne olursa olsun, kullanmadiginiz bakiye miktari her aksam iptal ediliyor. Böyle bir durumda ne yapardiniz? Tabii ki son kurusuna kadar çekerdiniz!!!! Aslinda, hepimizin böyle bir bankasi var. Adı ZAMAN...
Her sabah ise, iyi seylere yatirim yapmadiginiz kismini silip, hesabiniza zarar kaydediyor. Hiç devretmiyor. Kredi miktarindan bir kurus fazla kullandirmiyor. Hergün size yeni bir hesap açiyor. Heraksam günün bakiyesini yakiyor. Eger günlük depozitolarinizi kullanmadiysaniz, bu zarar sizindir. Geriye dönüs yok. Yarindan avans çekmek yok. Bugünü, bugünkü depozitonuzla yasamalisiniz. Ona yatirim yapin ki, size saglik, mutluluk ve basari olarak geri dönsün. Zaman akip gidiyor gününüzü gün etmeye bakin!
BIR SENE' nin degerini anlayabilmek için sinifta kalan bir ögrenciye sorun. BIR AY' in degerini anlayabilmek için, premature bir bebegi dünyaya getiren anneye sorun. BIR HAFTA' nin degerini anlayabilmek için, haftalik derginin editörüne sorun. BIR DAKIKA' nin degerini anlayabilmek için, treni henüz kaçirmis bir kisiye sorun. BIR SANIYE' nin degerini anlayabilmek için, bir kazayi kil payi atlatmis bir kisiye sorun. BIR MILISANIYE' nin degerini anlayabilmek için, olimpiyatlarda gümüs madalya kazanan kisiye sorun. Sahip oldugunuz her ani degerlendirin. Daha fazla deger verin, çünkü onu çok özel biriyle, zamanini harcamaya degecek kadar özel biriyle paylastiniz. Sunu untumayin ki zaman hiç kiseyi beklemez.
Dün artik mazi oldu. Yarin ise muamma. Bugün ise avuçlarimizin içinde bize sunulmus bir armagandır. Dostlar nadide mücevherlerdir, süphesiz. Sizi güldürür, basari için cesaretlendirirler. Size kulak verir, sizinle övgü sözlerini paylasir ve her zaman kalplerini size açmaya hazirdirlar.
Dostlariniza ne kadar deger verdiginizi gösterin..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   29th Haziran 2010, 01:05

**Sıradan bir dost evine gelince misafir gibi davranır
*Gerçek bir dost buzdolabını açıp istediğini alır.

*Sıradan dost hayatta senin ağladığını görmez
*gerçek dostun omuzu senin gözyaşlarınla ıslanır

*sıradan dost senin ve ailenin telefon numarasını bilmez
*gerçek dostun telefonunda onların numarası yazılıdır

*sıradan dost partine katılınca sana bir paket bira getirir
*gerçek dost partine sana yardım etmek için erken gelir ve evi toparlamak için geç saatte gider

*sıradan dostun senin yattığı zamanda araman onu çok rahatsız eder
*gerçek dost neden bu kadar zaman beklediğini sorar derdini anlatman için neden bu kadar beklediğini sorar

*sıradan dost bir kavgadan sonra dostluğun bittiğini düşünür
*gerçek dost bir kavgadan sonra seni tekrar arar

*sıradan dost senin daima onun arkasında olmanı ister
*gerçek dost senin için her şeye hazır ve daima arkanda olandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   30th Haziran 2010, 01:09

Can Dündar'dan olgunluk üzerine...

........20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalın
sınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkı
dostları ve düşmanları oluyor insanın. Onları ölesiye
seviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan.

30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.
İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dost
işi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği
şefkatle imdadına yetişiveriyor.

Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığında
insan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine
karıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin
içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu. Anlıyor ki,
iyi insan/kötü insan yok; insanın içinde iyilik ve
kötülük var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin;
kankardeşi.
İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi. İyilik ve
kötülükten örülmüş ibrişimin kendisi.


Bunu anlayınca şaşmıyorsun nefretin birden şehvete
dönüşmesine; acı girdaplarının içinde hazzın
raksetmesine.
Tevazuyla gurur, haysiyetsizlikle onur el ele
yürüyor.
İnsan, şuuraltındaki isyankarla sahtekarı, günahkarla
tövbekarı birarada farkediyor.
Benim, hükmeden ve boyun eğen, zulmeden ve acı çeken.
Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim.
Minneti nefrete, korkuyu cesarete, zaferi hezimete
bulayan benim.
Kundak bezime tıpatıp benziyor kefenim,
hayatım muhteşem ve sefil, mağrur ve rezil, hayasız
ve asil.
Ben, hem örs hem çekicim.

İşte bu keşif kolaylaştırıyor yaşamı..
Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlar da
kanlı iç
savaşlarına borçlu ilerlemesini..

O zaman , iyileri kötülerden ayırmak gibi nafile bir
uğraşı bırakıp -başta kendin olmak üzere- insanların
içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun; kıymet bilmeyi ve
-yine başta kendin olmak üzere- herkesi hoş görmeyi
öğreniyorsun.

Tükendikçe pahalanıyor zaman; günler azaldıkça
uzuyor. Saçların gibi, seyreldikçe değerleniyor dostların.
Günahları ve zaaflarıyla da övünüyor insanlar;
sevapları ve zaferleri kadar.

Önemli değil kaç kez yenildiğin; önemli olan, kaç
yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin.

Bu paramparça ruhlardan, çelişkili duygulardan,
çatışmanın açtığı yaralardan mucizevi bir ahenk
çıkıyor ortaya

ki olgunluk diyorlar adına.....



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   30th Haziran 2010, 01:10

*Öğrendim ki...Güveni geliştirmek yıllar alıyor, yıkmak bir dakika.
*Öğrendim ki...Hayatında nelere sahip olduğun değil kiminle olduğun önemli.
*Öğrendim ki...Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün, ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.
* Öğrendim ki...Kendini en iyilerle kıyaslamak değil, kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.
* Öğrendim ki...İnsanların basına ne geldiği değil, o durumda ne yaptıkları önemli.
* Öğrendim ki...Ne kadar küçük dilimlersen dilimle her işin iki yüzü var.
* Öğrendim ki...Olmak istediğim insan olabilmem çok vakit alıyor.
* Öğrendim ki...Karşılık vermek, düşünmekten çok daha basit.
* Öğrendim ki...Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek, hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.
* Öğrendim ki..."Bittim" dediğin andan itibaren pilinin bitmesine daha çok var.
* Öğrendim ki...Sen tepkilerini kontrol edemezsen, tepkilerin hayatını kontrol eder.
* Öğrendim ki...Kahraman dediğimiz insanlar bir şey yapılması gerektiğinde, yapılması gerekeni şartlar ne olursa olsun yapanlar.
* Öğrendim ki...Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.
* Öğrendim ki...Bazı insanlar sizi çok seviyor ama, bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.
* Öğrendim ki...Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz, bazıları hiç karşılık vermiyor.
* Öğrendim ki...Para ucuz bir başarı.
* Öğrendim ki...Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları kaldırmak için elini uzatır.
* Öğrendim ki...İki insan aynı şeye bakıp tamamen farklı şeyler görebilir.
* Öğrendim ki... Aşık olmanın ve aşkı yasamanın çok çeşidi vardır.
* Öğrendim ki... Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar daha uzun yol yürüyor.
* Öğrendim ki... Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirebilir.
* Öğrendim ki.....Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.
* Öğrendim ki... Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
* Öğrendim ki... Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!
* Öğrendim ki...Tecrübenin kaç yaş günü partisi yasadığınızla ilgisi yok, Ne tur deneyimler yaşadığınızla var.
* Öğrendim ki... Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil.
* Öğrendim ki...Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.
* Öğrendim ki... Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın
kendisini affedebilmesi gerekiyor.
* Öğrendim ki... Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
* Öğrendim ki... Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.
* Öğrendim ki... İki kişi münakasa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
* Öğrendim ki... Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
* Öğrendim ki... Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar
sürüyor.
* Öğrendim ki... Bir insanı kazanmak çok zor, ama kaybetmek çok kolay.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   30th Haziran 2010, 01:10

Hayatın Kuralları

Göğün her yerde mavi olduğunu anlamak için dünyayı dolaşman gerekmez.

Bak, aynı zamanda da baktığını gören ol.

Geldiğin zaman boşluk dolduran değil, gittiğin zaman yeri doldurulamayan ol.

Her duyduğuna inanma, elindekinin hepsini harcama ve istediğin kadar uyuma.

"Seni seviyorum" derken inanarak söyle.

"Özür dilerim" derken karşındakinin gözünün içine bak.

İlk görüşte aşka inan.

Evlenmeden önce en az altı ay nişanlı kal.

Asla başkalarının hayalleriyle dalga geçme.

Derinden ve inançla sev.

Kırılabilirsin belki ama başka türlü de hayatını tam yaşayamazsın.

Anlaşmazlıklarda dürüstçe savaş.

İnsanlar hakkında konuşulanlara inanıp onlar hakkında karar verme.

İnsanları yargılarsan, onları sevmeye zamanın kalmaz.

İnsanlara beklediklerinden fazlasını ver ve bu işi yaparken kibar ol.

Yavaş konuş, ama hızlı düşün.

Eğer biri sana cevap vermek istemediğin bir soru sorarsa gülümse ve "neden bilmek istiyorsun?" de.

Şunu daima hatırla ki, büyük aşk veya büyük yatırım daima büyük risk taşır.

Eğer kaybedersen, aklını da kaybetme.

Üç "S" yi unutma:
Sevgi - herkese,
Saygi - kendine, başkalarına,
Sorumluluk - tüm hareketlerin için.

Küçük bir tartışmanın tüm dostluğu mahvetmesine izin verme.

Dostun olsun istiyorsan, dost ol.

Eğer hata yaptığını fark edersen, hemen onu düzeltmeye bak, bile bile devam etme.

Telefonda konuşurken gülümse. Karşındaki gülümseyişini görecektir.

Konuşmayı sevdiğin biriyle evlen. Yaşın ilerledikçe sohbet her şeyden fazla önem kazanacaktır.

Biraz yalnız kalmaya özen göster.

Anneni say, sev, ara.

Yeniliklere açık ol, ama ille de değişmeye çalışma.

Şunu bil ki, sessiz kalmak bazen de en iyi cevaptır.

Daha fazla kitap oku, dostlarını ara, daha az TV seyret.

Güzel, şerefli bir hayat yaşa. Yaşlanıp geri baktığında ikinci bir defa tadını çıkarırsın.

Allaha güven - ama arabanı kilitle.

Yuvanda sıcak bir ortam yaratmak için elinden geleni yap.

Sevdiklerinle tartışırken, o anı önemse, geçmişi kurcalama.

Satır aralarını da oku. Bilgilerini paylaş.

Bilgi insanı kuşkudan, iyilik acı çekmekten, kararlılık korkudan kurtarır.

Dünyaya iyi davran.

Dua et. Büyük güç verir.

Düşün. Daha da büyük güç verir.

İşini iyi yap.

Öperken gözlerini kapamayan sevgiliye güvenme.

Yılda bir defa, daha önce gitmediğin bir yere git.

Eğer çok paran olursa, başkalarına yardım et. Paranın en zevkli tarafını kaçırma.

Bazen istediğin bir şeyin olmaması senin için bir şanstır.

Önce kuralları öğren, düşün, karar ver ve bazılarını boz.

En iyi ilişkin, birbirinize olan sevginiz, birbirinize ihtiyacınızdan fazla olduğu zaman olacaktır.

Başarının gerçek olup olmadığını anlamak için karşılığında neler verdiğine bak.

Ders alınmış başarısızlık başarı demektir.

Şunu bil ki, karakterin senin kaderindir.

Sınırsızca sev, her gönülde çiçek olacağına bir gönülde buket ol.

Kişiliğini ve kimliğini hiçbir değerle değiştirme!

Sevgi icin kollarını kapalı tutma, sonra kendinden başka tutacak şey bulamazsın.

İçinden ne geliyorsa yap. Doğal ol.

Sana yapılan iyiliği mermere, kötülüğü toza yaz..

Mutluluk, sorunsuz bir yaşam değil, onlarla başa çıkabilme yeteneği demektir.

Gülmek için mutluluğu bekleme, sonra tebessüm bile edemezsin.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   30th Haziran 2010, 01:11

Picasso , 90ında nefis eserler veriyordu...
Goethe Dr. Faustus u 80inden sonra kaleme aldı...
Verdi , Otello yu 73 yaşında, Falstaff y 80 yaşında bitirdi...
Sofokles in Kral Oedipus u 80 yaşın eseridir. Mikelanj ,
80li yaşlarında hâlâ yaratıyordu...
İngiliz düşünürü Thomas Hobbes , 90ını geçtikten sonra bile yazdı...

Elbet hepimiz bu isimler gibi olamayız... ama ABDli ünlü
komedyen George Carlin in tavsiyelerinden yararlanabiliriz:

1. Zorunlu olmayan sayıları çöpe atın: yaş, kilo, boy.
Doktorunuz düşünsün onları. Bunun için ücret alıyor sizden.

2. Sadece neşeli arkadaşlarınız olsun. Suratsızlar sizi aşağı çeker.

3. Öğrenmeyi sürdürün: Bilgisayar, el sanatları, bahçecilik,
ne olursa. Beyniniz âtıl kalmasın. Âtıl kafa, iblisin tezgâhıdır.
İblisin adı da, alzheimerdır.

4. Küçük şeylerden zevk almaya bakın.

5. Sık sık, uzun uzun, vargücünüzle gülün. Soluksuz kalıncaya
kadar gülün.

6. Gözyaşları olacaktır. Katlanın, yas tutun, başka yaşantılara geçin.

7. Sevdiklerinizle doldurun çevrenizi, aile, kedi, köpek, kuş,
balık, yadigârlar, müzik, bitkiler, hobiler, ne olursa.
Eviniz sığınağınızdır.

8. Sağlığınızın kıymetini bilin. İyiyse üstüne titreyin.
Bozuksa düzeltin. Siz kendiniz düzeltemiyorsanız yardım sağlayın.

9. Vicdan azabından uzak durun. Çarşı pazarda gezin, komşu
illerde dış ülkelerde dolaşın, ama sakın suçluluk, pişmanlık duygusuna
yönelmeyin.

10. Sevdiğiniz insanlara onları sevdiğinizi söyleyin her fırsatta.
Ve hiç unutmayın ki yaşam, aldığımız soluklarla değil, soluk kesen
anlarla ölçülür....


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   3rd Temmuz 2010, 00:31

HAYAT TÖRPÜLEME SANATI

1....Kendini çok beğen.Eleştiriye tamamen kapalı ol.Yaptığın her işi doğru say…

2....Menfaatine fazlasıyla düşkün ol…

3....Yaptığın işlerde hiç bir zaman hatayı kabul etme.Konuşmaların ve sözlerin
ile karşıdakini öyle bir duruma getir ki sonunda hatayı kendinde aramak
zorunda kalsın…

4.....Fazla ısrarcı ol..Israrın yüzünden karşındakini zor duruma düşürmezsin.
Israrını bir sevgi gösterisi say.Fazla ısrarın da terbiyesizlikten sayıldığını unut.

5.....Kendini her zaman çok akıllı ve kabiliyetli biri olarak gör…

6.....İnsanları da etki altına almaya çalış ki, sana danışmadan hiçbir iş yapamasınlar.

7..... Kendi düşüncelerine ters olanların aleyhinde propaganda yaparak onları yalnız bırakmaya çalış ki,her an yanında birileri olsun...

8.....Yalan da olsa kendine her zaman iltifat et.

9.....Başkalarının mutluluğu senin için hiç bir anlam ifade etmemeli bu mutluluğa kendini de dahil ettirmeye çalış.

10....Çıkarın ve menfaatin sonunda doğabilecek sonuçları hiç bir zaman düşünme! Zaten sonrası da seni ilgilendirmez.

11.....Kendi çıkarını; Toplumun ve etrafındaki şahısların çıkarından üstün gör.Kötü gün dostuymuş gibi görün,bol,bol akıl ver.

12.....Düşüncen ve tasarladıkların olmaması halinde; İnat,ısrarcı ve özellikle baskıcı ol.

13.....Sürü psikolojisini her zaman kendine örnek al.

14.....Eflatun dermiş ki; Saygının olduğu her yerde korku olur ama korkunun olduğu her yerde saygı olmaz.Bu sözü her zaman bir kenarda bırakmayı kendine prensip et…

15.....Kısaca Hz.Ali’nin bu güzel sözünden yola çıkarak; Çevrendeki insanları İnandıkları gibi yaşatmayarak, yaşadıkları gibi inanmaya mecbur bırak.


Ve;
Son olarak düşün…
Ben neymişim ya…!


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   3rd Temmuz 2010, 00:33

Paranı ver, Gönlünü ver, Selam ver, ama SIRRINI VERME !
Günlerini say, Servetini say, Büyüklerini say, ama YERİNDE SAYMA !
İşini beğen, Eşini beğen, Aşını beğen, ama KENDİNİ BEĞENME !
Emek ver, Kulak ver, Bilgi ver, ama hiçbir zaman BOŞ VERME !
Hedefe koş, Cihada koş, Yardıma koş, ama ORTAK KOŞMA !
Fidan büyüt, Garip doyur, Çocuk besle, ama KİN BESLEME !
Satıcı ol, Alıcı ol, Bulucu ol, ama BÖLÜCÜ OLMA !
Davet et, Hayret et, Affet, Tevbe et, ama İHANET ETME !
Okumaktan zarar gelmez oku, ama LANET OKUMA !
Elini aç, Gözünü aç, Kapını aç, ama, AĞZINI AÇMA !
Ev al, Araba al, Abdest al, ama BEDDUA ALMA !
Zulmü devir, Nefsini devir, ama CAN DEVİRME !
Rakibini geç, Sınıfını geç, ama GÜLÜP GEÇME !
Yaklaş, Konuş, Tanış, ama UZAKLAŞMA !
Seslen, Uslan, ama EĞİLME !
Doğrul, Devril, ama EĞİLME !
İtil, Atıl, ama SATILMA


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   3rd Temmuz 2010, 00:33

YAŞAMAK İÇİN


Büyük aşklar ve büyük kazançların risk taşıdığını hesaba katın.


Kaybettiğinizde aldığınız dersi de kaybetmeyin.


Üç ' S' yi hep uygulayın : Saygı kendiniz için, Sevgi başkaları için ve Sorumluluk tüm davranışlarınız için.


İstediğinizi alamamanın bazen ne kadar büyük bir şans olduğunu hatırlayın. ,


Kuralları iyi öğrenin ki, onları düzgün şekilde ihlal etmeyebilesiniz.


Küçük bir aksaklığın büyük bir arkadaşlığı yaralamasına izin vermeyin.


Hata yaptığınızı anladığınız zaman düzeltmek için derhal gerekli adımları atın.


Biraz yalnız zaman harcayın.



Kollarınızı değişime açın ve değerleriniz kaybolup gitmesine izin vermeyin.. Sessizliğin bazen en iyi yanıt olduğunu hatırlayın.


İyi ve keyifli bir hayat yaşayın. Yaşlandığınız da geriye dönüp bakdığınızda ikinci kez keyif alın.


Sevgi dolu bir ev hayatnızın temelidir. Sakın düzenli bri ev yaratmak için elinizden geleni yapın.


Sevdiklerinizle anlaşmazlığa düştüğünüzde sadece mevcut durumlarla ilgilenin. Geçmişi dile getirmeyin.



Bilginizi paylaşın bu ölümsüzlüğe giden yoldur.


Dünyaya karşı nazik olun.


Yılda bir kez daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gidin.


En iyi ilişkinin, birbiriniz ekarşı duyduğunuz aşkın birbirinizi olan ihtiyaçtan daha fazlalaştığı zaman olduğunu hatırlayın.


Başarınızı ona ulşamak için nelerden vazgeçdiğinizle yargılayın.


Aşka ve yemek pişirmeye sonuçlarını hiç düşünmeden girişin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   3rd Temmuz 2010, 00:37

Ey kör! bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!
Ömer HAYYAM
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   3rd Temmuz 2010, 00:41

DÜŞ HEKİMİ YASALARI


Mükerrer Sayı / 031105

Mutlu bir yalnızlık, mutsuz bir beraberlikten iyidir.
İnsanlar ikiye ayrılır:

1- Ne yaparsa yapsın sevdiklerin
2- Ne yaparsa yapsın sevmediklerin

Yaşam ikiye ayrılır:

1- Net yaşam
2- Brut yaşam

İnsan evlenmez, evlenmek zorunda kalır;
aşık olmak zorunda kalmaz, aşık olur.
Açların arasında tokluktan ölmek,
tokların arasında açlıktan ölmekten daha berbattır.
Yönetici yoktur, yönetilici vardır.
Aynı insana bir kere aşık olunur.
En iyi dostun karşı cinstendir.
Kusurunu ilk hemcinsin görür.
Sıfır ile bir arasındaki fark,
bir ile bin arasındaki farktan daha büyüktür.
Otuz güne tamamlanmaya zorlanan beraberlikler,
eninde sonunda sıfır güne tamamlanır.
Sofradan eksilen tabak, tabaktan eksilen lokmadan daha önemlidir.

SOFRANIZDAKİ TABAKLARIN, GÜLEN SURATLARIN HİÇ EKSİLMEMESİ DİLEĞİMLE...


düş hekimi yalçın ergir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
MAVİŞ'ÇE HAYATA DAİR!.....
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : 1, 2, 3  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: HAYATA DAİR :: MAVİŞ'den sunumlar-
Buraya geçin: