Forumnefer'e hoş geldiniz.

Eğer üye iseniz lütfen giriş yapınız, henüz üye değilseniz ve forumdan tam olarak yararlanmak istiyorsanız bizim topluluğumuza katılabilirsiniz.
iyi Formlar dileriz.



 
AnasayfaKapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Maviş'le bir kahve molası!.....

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
YazarMesaj
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:24









onlar yine başardı.....



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:27







Onlar başardı...
Onlar balık... Hani hafızaları ile dalga geçtiğimiz balıklar.
Onlar birlik olmayı başardılar...


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:30

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:37

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:37








Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:38







Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:39





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:39





Bu Resim Küçültülmüştür. Resim 652x536 Büyüklükte Ve 59 KB Boyutundadır. Resimi Büyültmek İçin Lütfen Buraya Tıklayınız.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:40




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:40


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:41


Bu Resim Küçültülmüştür. Resim 680x680 Büyüklükte Ve 54 KB Boyutundadır. Resimi Büyültmek İçin Lütfen Buraya Tıklayınız.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:41







Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:42

Hayatta Her Şeye Alışmalı İnsan

Bavulları hep toplu durmalı insanin...
Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı...
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli...
İhanetlere, terk edilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı...
Yalnızlığa alışmalı...
Çünkü "omuz omuza" günlerin vakti geçti.
Dayanışma, günümüzün borsasının değer kaybeden hisse senetlerinden biri artık...
Bireyin kesif çağı, geride kırık dökük yalnızlıklar bıraktı.
Terörün bile bireyselleştiği çağdayız.
Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil;
Zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır...




İşte o yüzden alışmalı yalnızlıklara...
Sokaklar dolusu ıssızlıkla baş başa yaşamayı göze almalı insan...
Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı...
Hüzünlü bir şarkıyla paylaşılan gecelerde başını dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli...
Sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı...
Romanlardan, yalnızlığı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür duvarlarına...
"Yalnızlık paylaşılmaz/Paylaşılsa yalnızlık olmaz" Dizeleriyle başlamalı güne...
Telesekretere "Su anda size cevap verebilecek kimse yok! " denmeli, "Belkide hiç olmayacak..." cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı...
Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır. Haklılığın onuru yaşatır insani...



Susmanın utancı öldürür... O yüzden en sessiz gecelerde "Doğruydu, yaptım" la teselli bulmalı insan.

Feryada komşuların yetişmemesine,
Soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alışmalı...
Kendiyle hesaplaşmaya çalışmalı...
Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye,
Kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı...
Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur,
Ama hep kalıp savaşacak kadar gözü pek olabilmeli...
Sessizliği, sese dönüştürebilmeli...
Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan...
Yollarla barışmalı...
Yalnızlığa alışmalı...




Can Dündar
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:42

Ha senin, Ha benim!....



Seyret doya doya,
Güneşi ayı,
Ha senin Ha benim
Ne farkederki!...

Kimden esirgeriz
Fani dünyayı
Ha senin, Ha benim
Ne farkederki!..



Ne hayaller kurdu bak nice canlar
Nice padişahlar, nice sultanlar
Mademki yolcuyuz saraylar hanlar
Ha senin, Ha benim
Ne farkederki!..

Akibet belliyken bu telaş niye
Şu kısa ömürden kim almış paye
İki metre kefen en son sermaye
Ha senin, Ha benim
Ne farkederki!..



Vefadan payını almayan dünya,
Hiç kimseye yaren olmayan dünya.
Sanada banada kalmayan dünya,
Ha senin Ha benim.
Ne farkederki!...


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:43

DOST BIRIKTIRMEK!

Dostluk nedir? Herhalde bir gösteris, birine, ayni cinse, kadinsan erkege
erkeksen kadina karsi kendini begendirme çabasi, bir moda, bir gelgeç ruh
hali degil...
Sempati..
Ilgi..
Baglilik..
Yüceltme..
Taçlandirma...
Sorumluluk duyma..
Yürekten algilama..
Bakislarla anlasma..
Ses tonuyla destek verme..
Kesintisiz iliski..
Kayip olmaz, yitmez.
Yoktan var olmaz bir duygu.
Bunlarin hepsi biraraya gelip, zaman içinde gidim gidim birikerek dostlugun
çimentosunu olusturuyor.
Gazetelerde okuyoruz. TV'lerde seyrediyoruz. Sagda solda konusmalarda adi
geçiyor: Güzel yemek yeme dostu..Edebiyat dostu..Turk Sanat Müzigi
dostu..Çocuklarin dostu..Halkin dostu..
Dostluklar nasil olusuyor?
Unuttuk..
Bu hizli kent hayati..
Dostluk duygusunu..
Aklimizdan aldi..
Yüregimizden çaldi.





Nasrettin Hoca bir Cuma günü camide cemaate namaz kildirmak üzere ezan
okunsun diye bekliyormus. Bir adam gelmis.
"Hocam" demis!
"Esegimi yitirdim..."
Hoca da adama; "Su namazi kildiralim, senin esegin çaresine bakariz" demis.
Hoca namazi kildirmis, vaazini vermis ve cemaate dönmüs:
"Içinizde hiçbir dostuyla bir bardak çay içip saatlerce konusmamis, dostuyla
sekiz saatlik yürüyüse çikip hiç konusmadigi halde sikilmadan yürüyüsünü
tamamlamamis ve komsunun kizina kem gözle bakti diye dost bildigi arkadasini
arkadasliktan silmis biri var mi?"
diye sormus. Arka siralarda saf tutmus, sümsük tipli biri parmagini
kaldirip, "Ben varim Hocam.." demis. Hoca esegini yitiren adama dönmüs,
"Al bu adami git, bundan büyük esek olur mu? Yitirdigin esegin yerine
kullanirsin" demis.
Dostun yoksa...
Esekten farkin ne?




Olumsuz düsünür Sokrates'e ögrencileri sormus: Dostluk nedir? Sokrates de
onlara su yaniti vermis; "Çocuklugumdan beri arzuladigim bir sey vardir.
Kimi insan atlari olsun ister, kimi insan köpekleri... Kimisi altini, kimisi
de sani serefi; bense bir dostum olsun isterim..."
Insan biriktiren yaratik...
San söhret biriktiriyor...
Süper zenginse bogazda villa biriktiriyor. Tablo biriktiriyor.
Repoda para kasalarda naftalin kokulu döviz,antika biriktiriyor. Gençse
plak, kaset, cd biriktiriyor. Yorgun bir ihtiyarsa namaz niyaz biriktiriyor.





Bazilari da Kuledibi'nde Çukurcuma'ya, Üsküdar'da Eskiciler Çarsisi'na,
Unkapani'nda Horhor'a gidip; antika lambalar, cam siseler, eski koltuklar,
tesbihler, tombaklar biriktiriyor.
Alimse kitap biriktiriyor.
Cahilse kin biriktiriyor...
Dost biriktirmeyi içimizde kaç kisi deniyor?
Evet kabul ediyorum, insan birçok kisiyle beraber mükemmel dost olamaz,
tipki ayni zamanda birçok kisiye asik olamayacagi gibi...Fakat cinnete
düstük. Dost biriktirmeyi unuttuk.
Iyi .... ettik.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:44

DOSTLUK

Dostluk her gün 2-3 kere telefonla konuşmak değildir...
Dostluk yapılması gereğine inanılan telefon görüşmeleri sırasında diğer insanların dedikodusunu yaparak karşılıklı bir şeyler paylaşıldığını zannetmek değildir...
Dostluk; dost bildiğin kişinin en ince detaylarını bilme ihtiyacı ve gereği değildir...
Dostluk; dost bildiğin kişinin senin en karışık detaylarını bilmesi gerektiği de değildir...




Dostluk her hafta 3-5 kere görüşmek değildir... 1 ay, 1sene, 5 sene seni aramayan, senin de aramadığın bir insanı birdenbire arayıp, dertleşmek, hatır sormak istersen ve o insan da seni geri çevirmez ve sanki daha az önce konuşmuşun gibi kaldığınız yerden konuşmaya devam ederse, ve daha da önemlisi bu 1 ay, 1 sene, 5 sene ayrılığa rağmen bu insanin başı gerçekten sıkıştığında yardımına koşacak ilk insanlardan biriysen ve ayni şekilde onun da öyle olduğunu biliyorsan EMİN OL Kİ..... O kişi senin DOSTUNDUR... Sen de O'nun...




" Her tür ilişki avuç içinde duran kum taneleri gibidir. Avucumuzu sıkmadan, gevşekçe tutarsak, kum taneleri kaymaz, durur. Avucumuzu kapatıp, sıkmaya başladığımız an kum taneleri parmaklarımızın arasından akmaya baslar. Bir kısmını tutmayı başarsanız da, çoğu akıp gider. İlişkiler de böyledir. Esneklik varsa, diğer insana saygı duyuluyor ve özgürlük tanınıyorsa ilişkiler bozulmaz. Ama diğer insanı çok bunaltırsanız ilişki de yavaş yavaş bozulur ve biter. Hayatta pek çok insanla karşılaşırsın, ama sadece gerçek dostlar senin kalbinde bir iz bırakır."




GERÇEK DOSTLARINIZI BULUP HİÇ KAYBETMEMENİZ DİLEĞİYLE!!!
KALIN SEVGİYLE VE DE DOSTLARINIZIN YÜREKLERİNİN SICAKLIĞINDA ......


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:44

DOSTLUKLAR


1- Yüzyüze dostluklar vardır.

Güneşle ayçiçeğinin dostluğu böyle bir dostluktur
mesela. Ayçiçeği sabahtan
akşama kadar hiç ayıramaz yüzünü güneşten...


2- Uzak dostluklar vardır.

Denizlerin ortasındaki bir adayla, dağların arasındaki
bir göl,
birbirlerinin uzak dostlarıdır. Dostluklarını gündüz
kuşlarla, gece
yıldızlarla iletirler birbirlerine...


3- Sessiz dostluklar vardır.

Dilsiz bir adamla, duymayan bir başka adamın elleri
arasında sessiz bir
dostluk oluşur. Her şeyden konuşur sessizce bu
eller...


4- Zorunlu dostluklar vardır.

Pazarla pazartesinin dostluğu gibi. Pazar ağır bir
gündür, Pazartesi hızlı
bir gün... Ayak uyduramazlar birbirlerine. Ama dost
olmak, yanyana durmak
zorundadırlar...


5- Uzun dostluklar vardır.

İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirlerine
kavuşurlar ve uzun
boylu bir dostluk oluşur aralarında...




6- Günün birinde ölen dostluklar vardır.


Bir bahçe içindeki ahşap ev ile yanıbaşında duran
ceviz ağacının dostluğu
gibi... Birgün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli
makinalar o bahçeye
girip de, bir süre sonra evin ve ceviz ağacının
yerinde asık suratlı binalar
yükseldiği zaman ölen dostluklar...




7- Vakitsiz dostluklar vardır.

Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir
gözlerimizin.... Ya da
ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda
gelen dostluktur...




8- Bakımsız dostluklar vardır bir de...


Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun,
bir kaç cümlelik
Mektubun, bir mailin bile çok görüldüğü dostluklar...

HİÇ BİR DOSTLUĞUN BAKIMSIZ KALMAMASI DİLEĞİYLE..



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:44

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:45

Değerli Dostluklar'a Farklı Bir Yaklaşım

Eski Japon kültürüne göre parıldayan her şey değersiz ve bayağı kabul edilirdi.Yeni bir fincan veya vazo, ürküntü verirdi. Çünkü parlayan bir nesne yenidir ve yeni olduğundan henüz kullanımının ona kazandırdığı soylulukla değer kazanmamıştır.Eskimiş, pek çok kez çay içmekten ötürü kararmış bir fincan, bizimle yaşamış, sabrımızı ve özenimizi aktardığımız bir eşyadır ve zamanla hem bizim huyumuzu, hem duygularımızı yüklenmiş ve bize hizmet ederek bunun karşılığını vermiştir.Uzun süreli bir dostluk zamanın kararttığı bir fincanınkiyle eş değerde izler taşır.Gündelik eşyalarda da, arkadaşlıklarda olduğu gibi çatlaklar ve gölgeler bulunur.Bir fincanı firlatıp atmamak ve bir arkadaşı yaşantından uzaklaştırmamak için sabır ve sadakat gibi son derece önemli, ama artık pek sık rastlanmayan iki duyguya gereksinme vardır.Sabır, yüklendiği rol gereği bir tuğlaya, sadakat ise bir köke benzer. Sabır acelenin, sadakat ise tüketimin panzehiridir.Bu iki duyguyu fiziksel bir imge olarak düşünürsek,

DOSTLUK TUĞLALARLA ÖRÜLÜR, KÖKLER SAYESINDE GELİŞİR"

Değerli, değeri azalmayan ve kalıcı dostluklar dileğiyle...


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:45




Yeni cep telefonuma eskisinin
[i][b]rehberini geçiriyordum dün...Baktım, bazı isimlerin numaraları duruyor; kendileri yok...
Bir deprem sonrasının hazin sınıf yoklaması gibi...

Yitik dostların, tanışların ekrandaki isimleri üzerinde geziniyor parmağım... "Sileyim mi" diye soruyor telefon...
Başparmağın ucunda bir ömür...
Can, bir tuş mesafesinde...
"Sil" komutuna elim varmıyor.
"Sil"mek ihanet gibi geliyor...

Rehberim isim dolu... Kimi canlı, kimi ölü... "Sil"meye kıyılamamış nice isim, yaşayanlarla birlikte duruyor orada... "Yaşayanlar" dediğim, sırasını bekleyenler... Kim bilir hangisi, hangisinin ardı sıra... "Ha 3 gün önce, ha 5 gün sonra..."
Kimi vakitli, kimi apansız, bir anda...
Rasgele arıyorum yitenlerden birini...
Gençten bir kadın sesi yanıtlıyor:
"Aradığınız numaraya şu an ulaşılamıyor."
Gelecekte ulaşılması da mümkün görünmüyor. "Daha sonra tekrar deneyiniz" tavsiyesine gülüyorum.
Denemeye söz veriyorum.
Ölmüş de hafızadan silinmemiş dostlar, ölmeden silinenlerden daha uzun yaşıyor bu rehberde...


Hep merak ederim:
Nereye gider bu bilgisayarların, cep telefonlarının posta kutularından silinen mesajlar, mektuplar, yazılar...
Onca harf, cümle, satır?.. Sanal âlemin görünmez kablolarına tutunup bir ekrandan yüreklere ulaşan haykırışlar, özlemle tuşlanmış, mesaj kutularında saklanmış aşklar... ne olur silinince?..
Uzay boşluğunda dağılır mı?
Yoksa bir yerlerde saklanır mı?
Bir gün yeniden toplanır mı?
Silinmiş yazılar diyarında...
Bir pişmanlık kurultayında...

Galiba hayattan kayıt sildirdikten sonra ilkin gelip sevenlerinin hafızasına kaydoluyorlar...
Bilgisayar gibi değil insan hafızası...
Bir tuşluk "sil" komutuyla silmiyor sevdiğini... silemiyor...
Emir, ferman dinlemiyor...
Hatıralara sarıp saklıyor orada... anıyor, yâd ediyor, "yaşatıyor".
Belki hiç unutmuyor ve yanına gidene dek orada koruyor. Belki -5-10 yıl
sonra- bir gün "hafızası doluyor", onu silip yerine bir başka ismi yazıyor...
İşte insan asıl o zaman "sil"iniyor...!!



CAN DÜNDAR





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 00:48

Dostlar Irmak Gibidir

Dostlar ırmak gibidir
Kiminin suyu az, kiminin çok
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya


Insanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı,
Bulanık bir göl gibi...
Ne kadar ugrassanız görünmez dibi.
Uzaktan görünüsü çekici, aldatıcı
İçine daldıgınızda ne kadar yanıltıcı....
Ne zaman ne gelecegini bilemezsiniz;
Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!

Insanlar vardır; derin bır okyanus...
İlk anda ürkütür, korkutur sizi.
Derinliklerinde saklıdır gizi,
Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız;
Yanında kendinizi içi bos sanırsınız.

İnsanlar vardır, coskun bir akarsu...
Yaklasmaya gelmez, alır surukler.
Tutunacak yer gostermez beyaz kopukler!
Ne zaman nerede bırakacagı belli olmaz;
Bu tip insanla bir omur dolmaz.

İnsanlar vardır; sakin akan bir dere...
İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.
Yanında olmak baslı basına bır mutluluk.
Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

Insanlar vardır; çesit çesit, tip tip.
Her biri baska bir karaktere sahip.
Görmeli, incelemeli, dogruyu bulmalı.
Her seyden önemlisi insan, insan olmalı...
İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.

Bosa gitmez ne kadar güvenseniz.
Dibini görürsünüz her sey meydanda.
Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.
İçi dısı birdir cekinme ondan.
Her sözü içtendir, her davranısı candan...


Can Yücel



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ne-fer
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 01:13

Ellerinize, gönlünüze sağlık efendim.
Harika paylasımlarınızla formumuzun en nadide köşelerinden birini oluşturuyorsunuz


Çok teşekkür ederim.
Saygılarımla




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   21st Haziran 2010, 02:41

Ben teşekkür ederim efendim,çok sağolunuz.

Saygılarımla.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   23rd Haziran 2010, 17:37

Yüreğinde Büyümek
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
maviş
Yönetici
Yönetici
avatar


MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   23rd Haziran 2010, 17:52


Ak DÜŞtÜ SaÇlarina


Belki ak düstü saçlarina
Belki sevmekten yorgunsun
Sevgiden yoksun
Belki eski bir plakla
Maziye yaniyorsun
Haklisin
Hayat eskisi kadar avans vermiyor
Kosar adim yasamaktan yorgunsun
Umutlarin gülmüyor artik yüzüne
Fallarda bile çikmaz oldu mutluluk
Ömür geçip gidiyor mu ne!
Neresinden yakalasak hayati, neresinden
Biliyorum
Sende artik bos verdin, biraktin kendini
Hiç kimse anlamadi seni
Sevemedi oldugun gibi
Denize birakilmis istiridyedeki inci tanesi
Ve anasindan ayrilmis bir çocuk kadar yalniz sin
Oysa..! Ne umutlarin vardi senin, ne hayallerin
Kimselerin göremedigi düslerin vardi hani
Onlari hangi zalim sevgilide biraktin
Bak! Genç yasinda ak düstü saçlarina
Yorgunsun sevmekten, sevgiden yoksun
Hayli zaman oldu sesini duymayali
Gizli gizli mektup yazmayali çok oldu
Kapanmis bir telefonda kaldi yasaklarin
Ve sevinçlerin
Pismanligin zaman zaman
Yarim yamalak yasanmisligin
Her seye ragmen sevmek güzeldi
Güzel di dalip dalip gitmek uzaklara
Umut etmek beklemek çok güzeldi
Hiç kimseye güvenmiyorsun artik
Kimseye dönemezsin sirtini
Oysa ne çok dostun vardi senin, ne çok arkadasin
Gecelerce gezdigin, sabahladigin
Çare aradigin dertlerine
Hani elli gram leblebiyle iki kisi bir büyügü devirdiginiz
Dostun vardi senin arkadasin
Ve paran vardi paylastigin
Simdi gücüne gidiyor aranip sorulmamak
Bir selam bile gönderenin yok
Hep yollarda gözlerin
Artik bekleme
Herkes yari yolda koyup ta gitti seni
Çok geç anladin yalan oldugunu sevmelerin
Sevilmenin ise bir talan
Görmek istemedin sirtindaki hançeri
Koynundaki yilani besledin
Kendini kandirdin hep
Ihanetin yagmuruyla islandin
Kimse farketmesede erken yaslandin
Simdi uzaklarda hüzzam bir sarkidir
Seni aglatan yanlizligin kiyisinda
Ve eski fotoraflar
Yazik çok geç artik
Maziye bir bakiver
Neler neler biraktin
Ak düstü saçlarina
Sevmekten yorgunsun
Sevgiden yoksun
Simdi eski bir plakla
Geçmise yaniyorsun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Maviş'le bir kahve molası!.....   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Maviş'le bir kahve molası!.....
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
7 sayfadaki 9 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: HAYATA DAİR :: MAVİŞ'den sunumlar-
Buraya geçin: